YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15532
KARAR NO : 2011/1178
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, Hazine ve Orman Yönetimi M.Y.nın 713/6. maddesi gereğince taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacının davasının reddine; Orman İdaresi ve Hazinenin talebinin kabulüne ve dava konusu … İlçesi, … Köyündeki Fen Bilirkişisi … ’nın 15/06/2010 tarihli krokili raporunda 2066.50 m2 miktarında gösterilen taşınmazın orman vasfı ile … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu 1960 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz tespit dışı (kadastro harici) bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1960 yılında arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakıldığı gibi, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında da çevresiyle birlikte orman sayılan yerlerden olduğu, yine üzerinde maki ağaçları ile, orman ağaç ve ağaçcıklarına ait kök ve sürgünlerin bulunduğu, toprağının da orman toprağı niteliğinde olduğu, zaman içerisinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği ve taşınmazın zilyetlikle kazanılmasın da mümkün olmadığı belirlenerek orman olarak Hazine adına tescilinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, aynı dava içinde açılan karşı dava için ikinci kez vekalet ücretine hükmedilmesi yanlış ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 8. bendinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.