YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15756
KARAR NO : 2011/652
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALI-KARŞI
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 15/06/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve karşı davacı … VE AKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/1/2011 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden gelmedi ,karşı taraftan, davacı … YÖNETİMİ vekili avukat … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … Yönetimi, dava konusu 530 dönümlük taşınmazın… Köyünde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman kadastro sınırları içinde kaldığını, özel orman olarak ayrılan yerlerden olmadığını ileri sürerek, …… adına kayıtlı Mart 1315 tarih 9 ile l7 numaralı, Mart 1330 tarih 4 ile 7 numaralı tapu kayıtları ve bu kayıtlardan ifrazen mirasçılarına intikal gören tapu kayıtlarının iptalini ve taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır.
Davalı ve karşı davacılar, 1942 tarihli orman kadastrosunun … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/776 sayılı dava dosyası ile iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın kadimden beri ziraat ve hayvancılıkta kullanıldığını, tapulu yer olduğunu, … Sulh Ceza Mahkemesinin 1978/902 Esas, 1979/262 Karar sayılı dosyasında orman olmadığının belirlendiğini belirterek, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın reddini, taşınmazların adlarına tescilini istemişlerdir.
Yetkisizlik kararı ile dosyanın Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş,yapılan yargılama sonucu mahkemece 24/12/1992 günlü kararla 3805 dönüm 422 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına, 1285 dönüm 428 m2’lik bölümün veraset ilamı uyarınca payları oranında davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Yönetim ile davalılar tarafından temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 16/03/1995 gün ve 1994/11549 – 2000/986 sayılı kararı ile “Krokide (B) harfi ile gösterilen ve kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan bölümün hazine adına orman olarak tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalıların bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı … Yönetiminin temyizi yönünden ise; davalılar adına tesbit ve tesciline karar verilen ve
-2-
2010/15756-2011/652
krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün kesinleşen orman kadastrosu içinde kaldığı, kesinleşen kadastro içinde kalan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, bu nedenle davacı … Yönetiminin bu bölüme yönelik davasının da kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek” hüküm Orman Yönetiminin temyizi yönünden (A) ile gösterilen bölüme yönelik olarak bozulmuş, davalı ve karşı davacılar …,…,… ve arkadaşları tarafından, kararın düzeltilmesi istemi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/03/1997 gün ve 1996/8065- 1997/2887 sayılı kararı ile;” 22/03/1996 gün ve 5/1 sayılı İ.B.B.G.K. Kararı ile Maki Tefrik Komisyonlarının kuruluşunun yasal ve yaptıkları işlemlerin geçerli olacağı kabul edildiği, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 45/5. madde ve fıkrası gereğince içtihadı birleştirme kararları benzer konularda Yargıtay Genel kurullarını, Dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlayacağı ve henüz kesinleşmemiş kararlara da uygulanması gerekeceği, İ.B. B.G.K. kararına göre, makiye tefrik olunan yer orman kadastro sınırları dışına çıkmış sayılacağından ve orman olma olgusu ortadan kalkacağından uyuşmazlığın var ise maki tefrik komisyonu kararını ve haritası ilgili yerden getirilip, uygulanmak suretiyle, maki tefriki yok ise kesinleşmiş kadastro haritası uygulanmak suretiyle çözümlenmesi gerekeceği gereğine değinilerek” Dairenin 16/03/1995 gün ve 1994/11549- 2986 sayılı red ve bozma kararı kaldırılarak hükmün 2. bentte açıklanan nedenlerle bozulmasına, karar verilmiş, mahkemece Ümraniye adliye teşkilatı kurulması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek, dosya Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne; …Köyü Mart 1315 tarih ve 16 numarada davalı ve karşı davacıların murisi …… adına olan tapu kaydının iptaline ve iptal edilen bu kaydın bilirkişiler Orman Yüksek Mühendisi Prof. Dr. … Karaöz, Ziraat Yüksek Mühendisi … ve Kadastro Kontrol memuru …’nın haritalarında (B) harfi ile gösterilen 3766 dönümlük bölümünün Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın geriye kalan ve bilirkişilerin haritasında (A) harfi ile gösterilen 1060 dönümlük bölüm hakkında davacı … müdürlüğünün tapu iptal ve tescil davasının reddine, 1060 dönümlük bu bölümün … mirasçıları adlarına payları oranında özel orman olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı – davalı … Yönetimi vekili ile davalı – karşı davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/05/2006 gün ve 2006/4334- 7040 sayılı kararı ile,( bilirkişiler krokisinde (B) ile gösterilen 3766 dönümlük bölüme yönelik davalı- karşı davacı … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddine,davacı- davalı … Yönetiminin (A) ile gösterilen 1060 dönüm miktarındaki bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulüne,dava konusu …Çiftliği ile bilinen 5030 dönüm miktarındaki taşınmazın 1942 yılında… Köyünde yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alınarak Temmuz 1947 tarih 35 numarada 2247 hektar 9015 m2 yüzölçümü ile tapuya tescil edilen… Devlet Ormanları sınırları içerisinde bulunduğu, fiilen yaşlı çam, meşe, gürgen ve kayın gibi orman ağaçları ile kaplı Devlet Ormanı niteliğinde bulunduğunu, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2 ve 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyip, 1942 yılında yapılan orman kadastrosundaki gibi orman sınırları içinde bırakıldığı. taşınmazın bulunduğu yerde 1950 yılında yürürlüğe girmiş bulunan 5653 Sayılı Yasanın 1/e maddesine göre maki tefrik komisyonları tarafından herhangi bir makiye ayırma işlemi yapılmadığı kaldı ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/20-558 – 2002/588 sayılı kararında kabul edildiği gibi, çekişmeli parselin de bulunduğu İstanbul İlinin Anadolu yakasında yapılmış bulunan makiye ayırma işlemine ilişkin çalışmanın hiçbir zaman işleme konulmadığı ve 6831
-3-
2010/15756-2011/652
Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılan çalışmalarda, bu bölgedeki makiliklerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle iptali ile önceden olduğu gibi orman sahası içine alınması konusundaki teklifin 20/05/1963 tarihinde onanarak kesinleştiği, böylece yörede sonuçlandırılmış bir makiye ayırma çalışması bulunmadığı, taşınmaz makiye ayrılmış ve makiye ayırma işlemi iptal edilmemiş olduğu kabul edilse bile, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı kararı ile, sadece “maki komisyonlarının yaptıkları işlemlerin geçerli olduğu ve maki komisyonlarınca makilik alan olarak ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği hükme bağlandığından özel Yasalar uyarınca (sözü edilen Yasa 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasıdır) oluşturulan tapular dışındaki taşınmazlara ve imar ihyaya değer verilemeyeceği Y.K.D.’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan H.G.K.’nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97 sayılı kararının gereği olduğu, dava konusu taşınmaz 1942 yılında yapılan orman kadastrosu sonucu Temmuz 1945 tarih 35 numarada orman niteliği ile tapuda kayıtlı bulunan… Devlet Ormanı içinde bulunduğu ve halen eylemli orman olduğu, Maki Komisyonlarının yaptığı işlemlerin orman sınırı dışına çıkarma işlemi olmayıp “makilik yer olduğunu belirleme” işlemi olduğu anlaşılmakla, davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kayıtlarının yasal değerini yitirdiği, 1942 yılında Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazın, 1945 yılından önce Özel Orman olarak işlem görmediğinden, 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirme nedeniyle 5658 Sayılı Yasaya göre de Özel Orman olarak iade işleminden söz etme olanağı bulunmadığından (A) harfi ile gösterilen 1060 dönümlük bölüme yönelik Orman Yönetiminin davası kabul edilerek bu bölümün de orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, 19.07.2007 gün ve 2007/256 – 2007/378 sayılı karar ile,önceki kararda direnilmiş olup,kararın davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.02.2008 gün 2008/20-124 -2008/150 sayılı kararı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’un 429. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, dava konusu Ümraniye (Çekmeköy), Ömerli, Mart 1315 tarih ve 16 numaralı davalı ve karşı davacıların miras bırakanı …… adına olan TAPU KAYDININ İPTALİNE ve iptal edilen bu kaydın bilirkişiler Orman Yüksek Mühendisi Prof…. , Ziraat Yüksek Mühendisi … ve Kadastro Kontrol Memuru …’nın haritalarında (B) ile gösterilen 3766 dönümlük bölümünün Devlet Ormanı olarak HAZİNE ADINA TESCİLİNE ilişkin verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, dava konusu taşınmazın geriye kalan ve Bilirkişilerin haritalarında (A) ile gösterilen 1060 dönümlük bölümün de davacıların murisi …… adına olan TAPU KAYDININ İPTALİNE, devlet ormanı olarak HAZİNE ADINA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacılar … ve arkadaşları vekili ile … mirasçıları … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu, 1978 yılında 1744 Sayılı yasaya göre yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2. madde, 1984 ve 1987 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Taşınmazların bulunduğu… Köyünde yapılan arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazlar orman olarak tespit harici bırakılmıştır.
-4-
2010/15756-2011/652
Yapılan incelemede temyiz eden … ve arkadaşlarının, dava konusu olan ve davacı … YÖNETİMİ tarafından iptali istenen tapu kaydının maliki …’nın mirasçılarından olan, 08/11/1994 tarihinde ölen kızı …’nın 28/10/2004 tarihinde ölen tek mirasçısı …’in mirasçıları olduğu,karar başlığında taraf olarak gösterilmemiş olmalarının davada taraf sıfatlarının bulunmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, bu maddi eksikliğin mahallinde giderilebilecek nitelikte olduğundan yerel mahkemenin 28/10/2010 tarihli temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
Dosya kapsamından, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olduğuna, dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sonucu orman sınırı içine alınması ile davacı … yönetiminin iptalini istediği ve davalı-katılan davacı gerçek kişilerin dayandığı tapu kaydının yasal değerini yitirdiğine,çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu içinde olduğundan, Temmuz 1945 tarih 35 numarada …Devlet Ormanı içinde olmak üzere hazine adına tapuya tescil edildiğine, halen de eylemli orman olduğuna, temyiz eden … ve arkadaşlarının, 24/2/2010 tarihinde davada taraf olduklarını bildirdikleri ve 18/03/2010 tarihli celsede bu kişilerin avukatı huzurunda duruşma yapıldığı, bu kişilerin kararı temyiz etmeleri nedeniyle davadan ve karardan haberlerinin olduğu anlaşıldığına göre, davalı-Karşı Davacılar … Ve Arkadaşları vekili ile … mirasçıları … ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre belirlenen 825.00.-TL. vekalet ücretinin davalı davalı-karşı davacılar … ve arkadaşlarından alınarak davacı … YÖNETİMİ’ne verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 25/01/2011 günü oy birliği ile karar verildi.