Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/9166 E. 2011/12567 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9166
KARAR NO : 2011/12567
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosunda … Köyü 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinin kullanıcı kısmında davalının kullanıcı olduğu tesbit edilmiştir. Davacı, nizalı parselde mirasen kendisinin de hakkı olduğu ve davalı ile birlikte zilyet oldukları iddiasıyla dava açmışdır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parselin krokide (C) harfi ile gösterilen kısmının tutanağın kullanıcı kısmının boş olarak, sair kısmın ise tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ister taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz davası olsun isterse 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılmış olsun, kural olarak; bu tür davalarda husumetin kadastro tutanağındaki tespit malikleri ile birlikte tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı bulunan kişi ya da kişilere yöneltilerek açılması zorunludur. Somut olayda, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tarla niteliği ile tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak açılan bu davada husumetin kadastro tutanağında tespit maliki olan Hazine ile beyanlar hanesinde ismi yazılı bulunan …’na birlikte yöneltilmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, tespit maliki olan Hazine davadan haberdar edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra taraflardan iddiaları sorulup gösterecekleri delillerin toplanması, oluşacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.