YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8585
KARAR NO : 2011/12363
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 2008/5857-10430 sayılı bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamına, mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre (B, C, D, E, F) işaretli bölümler davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
Şöyle ki; davalı … İdaresi taşınmazın muhafaza ormanı sınırı içinde orman sayılan yer olduğunu ve bu haliyle zilyetlikle kazanılamayacağını, davalı … de taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, bu nedenle davanın reddi ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Çekişmeli taşınmazlar 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen hava fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, komşu taşınmazların bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı bu yerlerin bitişik ormanın devamı olması nedeniyle ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli hava fotoğrafı karşısında 1955 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddi ile dava konusu (B) – (C) – (D) – (E) ve (F) işaretli bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve temyize konu (A) işaretli bölümün önceki hükümde orman olarak tescile karar verildiği ve temyizin dışında kalıp kesinleştiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.