YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11964
KARAR NO : 2013/18904
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 24/08/1998-01/03/2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 24/08/1998-01/03/2002 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/09/1998-30.09.2001 tarihleri arasında asgari ücretle,01/10/2001-01/03/2002 tarihleri arasında ise açıkca hükümde yazılan telif ücretlerine göre çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.03.2002 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davalı tarafça Kuruma 01.03.2002-31.08.2009 tarihleri arasında bildirimde bulunulduğu, 18.08.2000 tarihinde davacının da içinde bulunduğu Milliyet gazetesi personel servis aracına saldırıda bulunulduğu ve davacının ağır yaralandığı, yoğun bakımda kaldığı, 2001/10. ay ile 2002/2. ayları arasında her ay için davacıya ayrı ayrı telif ücreti ödendiği anlaşılmaktadır.
1-6100 sayılı H.M.K.’nın 26/1 maddesinde hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği yazılıdır.Davacı yalnız hizmet tespiti istemiş ise de mahkemece talep aşılarak kısmen ücret tespitine de karar verilmiştir. 6100 sayılı H.M.K.’nın 26/1 maddesine aykırı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-18.08.2000 tarihinde davacının da içinde bulunduğu Milliyet gazetesi personel servis aracına yapılan saldırıda davacının da ağır yaralanıp yoğun bakımda kaldığı sabit olduğundan, davacının bu saldırı sonucu raporlu sayıldığı günlerin araştırılarak bu süre yönünden mahkemece red kararı verilmesi yerine kabul karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden… AŞ.’ye iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.