Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7979 E. 2012/9207 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7979
KARAR NO : 2012/9207
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Kepez Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine, 18.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle, … köyü, 7579 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, kısmen 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1976 yılında yapılıp 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek 24.03.1977 tarihinde kesinleşen, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalılar adına tapu kayıt edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki bu bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … köyü 7579 ada 4 sayılı parselin fen bilirkişi Arif Kaya tarafından düzenlenen krokide (B) ile gösterilen 351 m2 bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı Hazine adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davalı … Belediyesi ve davalı … tarafından çekişmeli parselin (B) ile gösterilen 351 m2 bölümü için temyiz edilmekle, Dairenin 20.01.2011 gün ve 2010/13722-349 sayılı kararı ile özetle: “1)… 27.01.2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 sayılı Yasaya eklenen ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 sayılı yasalarla değişik 2. madde 1. fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “Orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü gözetilerek, çekişmeli parselin fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 351 m2 bölümünün, 140 sayılı parselden müfrez 368 sayılı parselin çap krokisi sınırları dışında kalan, başka bir ifadeyle 376 sayılı parselden müfrez 396 ve 139 sayılı parsellerin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
2) Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin yörede 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, yörede 1744 sayılı Yasa döneminde yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmışsa da, genel kadastroda 140 sayılı parselin Ömer Ali Akdeniz adına tesbitine, Vakıflar Yönetiminin itiraz ettiği, Vakıflar Yönetiminin itirazının reddine ilişkin komisyon kararına karşı Vakıflar Yönetiminin, Orman Yönetimi ve Ömer Ali Akdeniz aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne, 140 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bildirilen 900 m2 yüzölçmündeki bölümünün Ömer Ali Akdeniz adına tesciline, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu belirlenen 2000 m2 bölümünün ise, orman olarak tapulama dışı bırakılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 27.12.1982 gün ve 1980/697-352 sayılı kararının Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.01.1984 gün ve 1983/12596-714 sayılı kararı ile onandıktan sonra süresinde karar düzeltme yolu kullanılmadığından kesinleştiği, orman sınırları dışında olduğu belirlenen 900 m2 yüzölçümündeki bölümün ifrazen 368 parsel sayısıyla Ömer Ali Akdeniz adına tescil edildiği, sözü edilen tapulama
2012/7979 – 2012/9207
mahkemesi kararının çekişmeli parselin 140 sayılı parselden müfrez 368 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin Orman Yönetimi aleyhine kesin hüküm oluşturduğu, bu yerin daha sora 2. madde uygulamasına konu edilmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığı gözetilerek, dava dosyasının son keşif raporunu düzenleyen fen bilirkişisine verilerek dava konusu parselin kaç metrekarelik bölümünün kesin hükmün konusu olan 140 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 368 sayılı parsel sınırları içinde kaldığı konusunda ek rapor alınarak 368 sayılı parselin çap sınırları içinde kalan bölüm yönünden Hazine davasının reddine, diğer bölümler yönünden de şimdi olduğu gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm gözetilmeden 368 sayılı parsel sınırları içinde kalan bölüm yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 15.08.2008 tarihli fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 351 m²’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 1978 yılında kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
6831 sayılı Orman Yasasının 1744 sayılı Yasa ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı yasalar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa ”, 26/04/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Yasanın bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
18/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.