Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7472 E. 2011/11254 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7472
KARAR NO : 2011/11254
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … köyü 1882 parsel sayılı 1288,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu, tapulama harici bir yer iken Hazine tarafından idari yoldan Hazine adına tescil edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp, 01.03.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın … ili, … ilçesi, … belediyesince 15.05.1987 tarihinde nazım imar planı içine alındığı, 3402 sayılı Yasanın 17/son maddesi uyarınca il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz malların imar ihya ve zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağına, taşınmazın davacı adına, Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, imar planı kapsamına alınmasından önce 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerektiğine, somut olayda davacının babasının keşifte alının beyanına göre, dava konusu taşınmazı 1970 yılından beri kullanmaya başladığını, 8-10 yıl önce davalıya verdiğini bildirdiği, bu beyanların davacı tarafından da kabul edildiği, bu durumda çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınmasından önce 20 yıllık zilyetlik süresi dolduğundan söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10/10/2011 günü karar verildi.