YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9559
KARAR NO : 2011/12792
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında … köyü 101 ada 26 parsel sayılı 14551,00 m² yüzölçümündeki 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine … oğlu …’un kullanımındadır şerhi verilmiştir. Davacı … vekili, taşınmazın bir bölümünün davacı tarafından kullanıldığını belirterek bu kısmın ayrılarak Hazine adına tescili ve davacının kullanımında olduğu hususunun şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Maliye Hazinesi davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve taşınmazın beyanları hanesindeki şerhin iptali ile, kadastro bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 9584 m² yüzölçümündeki bölümün “… oğlu …’un kullanımında olduğu”, (B) harfi ile gösterilen 4967 m² yüzölçümündeki bölümün Osman oğlu …’un kullanımında olduğu şerhinin yazılması suretiyle tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. 2010 yılında yapılan kadastroda taşınmazın 2/B ve tarla niteliğiyle Hazine adına yapılan tespiti 18/05/2010-16/06/2010 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan somut olayda dava konusu 101 ada 26 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh dava edildiğine göre, kadastro parselinin tamamının itirazlı olacağı düşünülüp, taşınmazın tespitte olduğu gibi, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “Dava konusu 101 ada 26 sayılı taşınmazın tespitteki niteliği ve 2/B şerhi de verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün 6100 sayılı Yasanın 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 16.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.