Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7262 E. 2010/12027 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7262
KARAR NO : 2010/12027
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, 06.05.2008 günlü dilekçesiyle, … Köyünde 2006 yılında yapılan kadastroda orman arazisi olarak tesbitinin kesinleştiğini, oysa bu yerin orman ve Hazine ile ilgisi olmadığını, atalarından kendisine kaldığını, eklemeli olarak uzun yıllar zilyet ettiğini, davalı yönetimler adına oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 109 ada 1 sayılı parselin Fen Bilirkişi… taraından düzenlenen 19.10.2009 tarihli krokide (A) ile gösterilen 13628,91 m2 bölümün tapu kadının iptaline ve bağ niteliğiyle … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda orman niteliğiyle tesbiti hazine adına kesinleşen parselin bir bölümünün tapu kaydının iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tescili isteminden kaynaklanmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi gereğince yapılıp, 109 ada 1 parsel sayılı 152721,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bu işlemde devlet ormanı olarak sınırlandırılıp, bu nitelik ve yüzölçümüyle Hazine adına tesbit edilmiş, 06.01.2006 ila 06.02.2006 tarihinde yapılan kısmi askı ilanı sonunda işlem kesinleşmekle tapuya kayıt edilmiştir.
Mahkemece; eski tarihli memleket haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli … Köyü 109 ada 1 sayılı parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığı, fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen dava konusu bölümünün eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli orman ağacı sembollü alana denk geldiği, amenajman haritasında (Z) sembollü alanda bulunduğu, 1954 çekimi hava fotoğraflarında ise şimdiki aktüel durumuna uygun olarak dere tabanı düzlüğünde özellik bağ tarımı yapılan yer olarak görüldüğü sonuç olarak hava fotoğrafı ve amenajmandaki nitelemeye göre orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmişse de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu gözardı edilmiş, taşınmaz memleket haritasıda yamaçta işaretlendiği ve hem orman bilirkişi hemde ziraat uzmanı bilirkişi yamaçta yer aldığını bildirdiği halde orman bilirkişi tarafından hava fotoğrafında dere tabanı düzlüğünde bağ tarımı yapılan yer olarak görüldüğünü bildirmesi çelişkili olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Diğer taraftan; hem arazi kadastro tesbit tutanağı ve hem krokisi hemde fen bilirkişi raporunda çekişmeli parselin 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 maddesi gereğince orman olarak sınırlandırıldığı ve yapılan kısmi ilan sonunda kesinleştiği anlaşılmaktadır.
10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi; “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür.
-Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken 22.02.2005 gün 5304 Sayılı Yasa ile sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4-5-6’ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur.bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir.” şeklini almış,
Eklenen 5. Fıkra ise “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” şeklindedir.
Yasanın getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu 109 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmünde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 gün 2005/20-327-377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20-467-494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacı …’nün zilyetliğe dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle (A) ile gösterilen bölümün kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 07/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.