YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7847
KARAR NO : 2011/11731
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … ilçesi, … köyü 106 ada 10-11; 113 ada 1- 2-3; 114 ada 4,-5-6-7-8; 102 ada 31-32-33-34; 105 ada 16-17-18-19 ve 152 ada 8-9 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan iki ayrı tapunun malikleri farklı olduğu ve bu nedenle mülkiyetlerinde tereddütler oluştuğu gerekçesiyle kadastro komisyonu tarafından malik hanesi boş olarak tespit edilerek tutanak asılları kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, 116 ada 10 ve 11 parsel sayılı sırasıyla 6400,00 m²’lik, 700,00 m²’lik, 114 ada 5 parsel sayılı 1600,00 m²’lik ve 113 ada 2 parsel sayılı 6000,00 m²’lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … oğlu … adına; 113 ada 1 parsel sayılı 6200,00 m²’lik, 102 ada 31 ve 34 parsel sayılı sırasıyla 7000,00 m² ve 12800,00 m²’lik ve 152 ada 8 parsel sayılı 1292,00 m²”lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … mirasçıları adlarına; 113 ada 3 parsel sayılı 2600,00 m²’lik taşınmazın … adına; 114 ada 4 parsel sayılı 200,00 m²’lik ve 114 ada 6 parsel sayılı 3200,00 m²’lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … mirasçıları adlarına; 114 ada 7 parsel sayılı 1000,00 m²’lik ve 152 ada 9 parsel sayılı 928,00 m²’lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … mirasçıları adlarına; 114 ada 8 parsel sayılı 600,00 m²’lik ve 105 ada 17 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 3400,00 m² ve 3800,00 m²’lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … mirasçıları adlarına; 102 ada 32 parsel sayılı 7200,00 m²’lik ve 105 ada 16 parsel sayılı 4400,00 m²’lik taşınmazlar tarla niteliğiyle … mirasçıları adlarına; 102 ada 33 parsel sayılı 13400,00 m²’lik taşınmaz tarla niteliğiyle … … mirasçıları adlarına; 105 ada 19 parsel sayılı 1400,00 m²’lik taşınmaz pırnalık niteliğiyle Hazine adına tesciline ve usulüne uygun harçlandırılmış katılma dilekçesi vermeyen …’in talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 04/09/1988 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, her ne kadar mahkemece davacı ve davalı kişilerin dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığından taşınmazların gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş ise de, kişilerin dayandığı tapu kayıtlarının cinsinin tarla olduğu, değişir ve genişletilebilir nitelikte hudutlar içirdiği, zeminde ise bazı parsellerin orman ve mera ile komşu oldukları ve mahkemece orman araştırması yapılmadığı, kaldı ki, dava konusu taşınmazlar malik haneleri açık bırakılıp kadastro mahkemesine devredilmiş olduğundan yalnızca ormana sınırı olan parseller hakkında değil 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gözönünde bulundurulduğunda tüm parseller hakkında orman araştırması yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, öncelikle çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi için, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile 04/09/1988 tarihinde yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile tüm çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orijinal renkli orman tahdit harita örneğinin, çekişmeli tüm taşınmazları bir arada gösterir geniş kadastro paftasının bulunduğu yerlerden istenerek, memleket haritası, … fotoğrafı, kesinleşmiş tahdid, amenajman planı taşınmazlara ve … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gün ve 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde orman tahdidinin kesinleşme tarihine kadar orman olduğu önünde bulundurulmalıdır.
Yapılacak orman araştırması sonucunda; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dayanak tapu kaydının hududunda gösterilen yerlerin kadastro sırasında ne olarak tespit edildiği ve paftada ne şekilde gösterildiği, kişi taşınmazlarının hangi çap ve hangi parsel numarası aldığı saptanarak, dayanak tapu kayıtlarının, sabit veya değişebilir sınırlar içerip içermediği saptanmalı, şayet sınırlar değişebilir ve genişletilebilir sınırlar içeriyorsa, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli, Toprak Tevzii Komisyonunca oluşturulan belirtmeliğin kapsadığı alanın neresini kapsadığı belirlenerek kroki üzerinde gösterilmeli, kadastro sırasında çekişmeli yerlerin yakınında mera ve orman olarak tespit edilerek kesinleşen parseller krokide gösterilmelidir.
Dava konusu taşınmazlardan tapu kapsamı dışında mera olmayan, orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerler olduğunun belirlenmesi halinde, bu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, tespit tarihinden önceki tarihlerde çekilmiş … fotoğraflarında, dava konusu yerdeki kullanım durumunu gösteren çizgilerin durumu incelenmeli, bu çizgiler görülmüyorsa o tarihte kullanılmayan yer olduğu düşünülmeli, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan BÖHHBÜY (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen belgelere incelenip uygulatılarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı, keşif sırasında taşınmazları çeşitli yönlerinden fiili durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, taraf delilleri toplanmalı, taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu nazara alınarak 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmüne göre mahkemece lüzum görülen diğer deliller toplanmalı, yöntemince yukarıda belirtildiği şekilde orman araştırması yapılmalı, orman, Hazine taşınmazlarına ve meraya sınır olan taşınmazların revizyon gören kayıt kapsamlarının 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre yüzölçümüne değer verilerek, kapsamı belirlendikten sonra gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilerek düzenli sicil oluşturulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme araştırma ile … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, 114 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında iki kez hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.