Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11141 E. 2012/17321 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11141
KARAR NO : 2012/17321
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan …Finansal Kiralama AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketin binasında meydana gelen hırsızlık sonucu çek koçanlarının çalındığını, tahsili istenen çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek çek nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili; dava konusu çekin dava dışı şirket tarafından finansal kiralama sözleşmesi kapsamında müvekkiline devir ve temlik edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davacının davalılar …, …, … yönünden davayı takipsiz bıraktığı, bu davalılar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, dava konusu çekin tek kişi tarafından imzalandığı, davacıyı müştereken ve müteselsilen iki şirket yetkilisinin temsile yetkili olduğu, tek imza ile şirketin borçlandırılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu çek nedeniyle davacının davalılar…Finansal Kiralama A.Ş. ve … Tekstil Gıda Taş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “davanın kabulüne, dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine” denildiği halde, gerekçeli kararda “davanın kabulüne, dava konusu çek nedeniyle davacının davalılar …Finansal Kiralama A.Ş. ve … Tekstil Gıda Taş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespitine” denilmiş, diğer davalıların isimleri yer almadığından kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur.. Bu hal, HUMK.nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerektiği gibi, kabul şekline göre de, davalılar …, …, … hakkında hüküm kısmında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.