YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9626
KARAR NO : 2011/11350
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Avukat … … geldi, diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat … … ile Hazine vekili Avukat … … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı gerçek kişi, murisi … adına tapuda Haziran 1977 tarih ve 15 sıra numarası ile kayıtlı bulunan 151.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, murisi …’in dışındaki diğer paydaşlar tarafından satıldığı, ancak annesinin payının durduğu, bu taşınmazın … tarafından kamulaştırıldığı, daha sonra burada yapılan kadastroda 77, 134 ve 35 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, murisinin … yazar olmaması nedeniyle hakkının gasp edildiği, yolsuz olarak davalı yönetimler adına oluşan tapu kaydının iptali ve payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece 77 sayılı parsele ilişkin davanın husumetten, 134 ve 135 sayılı parsellere ilişkin davanın ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescile ilişkindir.
Getirtilen tapu kayıtlarına göre, çekişmeli 77 sayılı parselin kadastro tesbiti paylı olarak …, … ve … adlarına kesinleşerek, 27.10.1980 tarihinde tapuya kayıt edilmiştir.
… köyü 134 sayılı 16.000 m2 yüzölçümündeki parselin, fındık bahçesi ve çalık olarak …, … ve … adlarına tespit edildiği, Orman Yönetiminin açtığı kadastro tesbitine itiraz davasının, 134 sayılı parselin çevresi ile bilikte 20-40 hektardan daha büyük orman alanı olduğu, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının kabulü ile parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin … Kadastro Mahkemesinin 29.05.1998 gün ve 1998/25-28 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.04.2000 gün ve 2000/2322-3858 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleştiği, keza 120.680 m2 yüzölçümündeki … köyü 135 sayılı parselin fındık bahçesi tarla ve meyvelik niteliğindeki parselin içinde davacı …’in de bulunduğu gerçek kişiler adına tesbitine davacı … Yönetiminin itiraz ettiği, 135 sayılı parselin orman olarak Hazine adına tesciline ilişkin … Kadastro Mahkemesinin 29.05.1998 gün ve 1989/145-30 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2001 gün ve 2001/5140-6655 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2010 gün ve 200/693-734 sayılı kararına göre, davacı …, … ve …ten olma 1921 doğumlu … mirasçısıdır.
Dosya kapsamından çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde dava tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Çekişmeli … köyü 77 sayılı parsel tapuda …, … ve … adlarına kayıtlıdır. 77 sayılı parsel için açılan davada davalı sıfatı tapu maliki olan bu kişilere ait olup, Hazine ve Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunmadığından, 77 parsele ilişkin davanın husumetten reddine karar verilmesi doğrudur.
2) Çekişmeli … köyü 135 sayılı parselin davacı …’in de içinde bulunduğu gerçek kişiler adına tesbiti üzerine, Orman Yönetimi tarafından açılan kadastro tesbitine itiraz davasının kabulüne ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 29.05.1998 gün ve 1989/145-30 sayılı kararın Yargıtay denetimindende geçtikten sonra kesinleştiği, bu kararın, çekişmeli 135 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin 3402 sayılı Yasanın 34. maddesi gereğince tarafları bağlayan kesin hüküm olduğu gözetilerek, bu parsele ilişkin davanın reddine karar verilmesi yasaya uygundur.
3) Davacı gerçek kişinin çekişmeli … köyü 134 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu parselin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin davacı gerçek kişi için bağlayıcı kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, bu parsele ilişkin davanın da reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; H.Y.U.Y. sının 237. maddesi gereğince, kesin hükümden söz edebilmek için davanın konusu, tarafları ve dava sebebinin aynı olması gerekip, … Kadastro Mahkemesinin 29.05.1998 gün ve 1998/25-28 sayılı kararı taraf olmadığından … için kesin hüküm oluşturmaz.
Diğer taraftan; her ne kadar mahkemece yapılan keşif sonucu orman mühendisi bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu söylenmişse de parselin 1959 yılında düzenlenen memleket haritsında … ve yeşil renkli makili olarak nitelendirildiği bildirilmiş ve makilik alanda işaretlenmiş, eğim teknik aletlerle ölçülmemiş, dayanılan tapu kaydı yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tapu kaydı kapsamının … ocağı nedeniyle kamulaştırılıp kamulaştırlımadığı araştırılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
Devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirirler. 6831 sayılı Yasanın 3373 sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir. Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tesis, miktar ve cins değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içeren gittileri, tedavülleri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, çekişmeli parselin bulunduğu yerde … şirketinin faliyetleri nedeniyle kamulaştırma yapılıp yapılmadığı ilgili yönetimden sorularak, kamulaştırma yapılmışsa bu işlem sırasında davacıya ait tapudaki payın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı sorulmalı, varsa kamulaştırmaya ilişkin mahkeme kararları ve krokileri ile idari kararlar ve krokiler, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı); varsa kamulaştırmaya ilişkin kararlar ve krokiler ile dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının nereden kaynaklandığı, ormandan açılıp açılmadığı irdelenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
-4-Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; çekişmeli … köyü 77 sayılı parsele, yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle de çekişmeli … köyü 135 sayılı parsellere ilişkin davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu parsellere yönelik davanın reddine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda üçüncü bendde açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile … köyü 134 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL avukatlık ücretinin davalı yönetimlerden eşit olarak alınarak, kendini avukat ile temsil ettiren davacı gerçek kişiye verilmesine, yine 825,00.-TL avukatlık ücretinin de davacı gerçek kişiden alınarak, red sebebinin ortak olması nedeniyle kendini avukat ile temsil ettiren davalı … Yönetimi ve Hazineye eşit olarak verilmesine 11.10.2011 günü oybirliği ile karar verildi.