YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2217
KARAR NO : 2011/5731
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitne itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 101 ada 1 ve 102 ada 1 sayılı parsellerin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek, 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 118 ada 2 parsel nuamarsı verilerek ve kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, tespit malikleri de davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece açılan davanın kabulüne, dava konusu 118 ada 2 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit ve tahdidine karar verilmiş, hüküm davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava edilen taşınmaza karşı kısmi askı ilan süresi içinde dava açıldığına göre, çekişmeli parselin kadastro tutanağı kesinleştirilmiş ise de, süresinde dava açıldığından tespitin kesinleşmeyeceği gözönüne alınarak “tespitin iptali” yerine “tapu kaydının iptaline” ve yine hüküm fıkrasında kabule konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi yerine “Hazine adına tespit ve tahdidine” karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, hükümden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların
iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Ancak, belirtilen yasa değişikliği ve yukarıda ifade edilen diğer hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün birinci bendi ikinci paragrafının ikinci cümlesinde yer alan “tapu kaydının iptali” cümlesi kaldırılarak; yerine, “kadastro tespitinin iptali” cümlesinin yazılması, yine hükmün birinci bendi ikinci paragrafı üçüncü cümlesinde yer alan “tahditine” kelimesi kaldırılarak; yerine, “tesciline” kelimesinin yazılması ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin 2, 3, ve 4’üncü bentlerinin kaldırılarak; yerine, “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.