Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/923 E. 2011/1703 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/923
KARAR NO : 2011/1703
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 Sayılı Yasanın Ek-4 Maddesine göre yapılan kadastroda … İlçesi … (… ) Mahallesi 28170 ada 30 parsel sayılı 598 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ve … oğlu 1962 doğumlu … kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … 16.08.2010 tarihli dilekçesiyle, taşınmazın kendi kullanımında olduğu, beyanlar hanesine … kızı … yerine yanlışlıkla … oğlu … şeklinde cinsiyetinin yanlış yazıldığı, bu yanlışlığın düzeltilerek, beyanlar hanesine … kızı … kullanımında olduğuna ilişkin şerh yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … ilçesi … Mahallesi 28170 ada 30 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemi kesinleştiğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, tutanağın beyanlar hanesinde … kızı 1962 doğumlu … kullanımında olduğu belirtilmesine böylece tutanağın … kızı 1962 doğumlu … olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 Sayılı Yasanın Ek-4 Maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbitine itiraz davalarında davalı sıfatı tesbit malikiyle birlikte var ise beyanlar hanesinde yararına şerh yazılan kişi yada kişilere aittir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun HGK.2010/7-70-86 sayılı kararında da değinildiği gibi, aleyhine dava açılanların davalı sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. HUMK. 179/1.maddesi gereğince dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilcilerinin ad ve adreslerinin bildirilmesi gereklidir. Bu bildirim esnasında yapılan yanlışlıklardan bazıları, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddi sonucunu doğurmamakta, oluşan hataların giderilmesi, davalının temsilcisinde yanılmış olması halinde olduğu gibi olanak dahilindedir. Somut olayda, Kadastro Müdürlüğü’nün davalı gösterilmesinin ve hazine vekili tarafından temsil edilmiş olmanın temsilcide yanılgı olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Davacı, isminin tutanağın beyanlar hanesinde … kızı … yerine, … oğlu … olarak belirtilmek suretiyle yanlışlıkla cinsiyetin yanlış yazıldığı, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş olup, davanın niteliğine göre, husumetin tesbit maliki Hazineye yöneltilmesi gerekirken, dava dilekçesinde sadece Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmiştir. Dava dilekçesindeki anlatım ve istemden, asıl dava edilmek istenin istenenin Kadastro Müdürlüğü değil, Hazine olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın davalı olarak sadece kadastro müdürlüğüne yöneltildiğinden söz edilemez. Ortada belirgin biçimde temsilcide yanılma hali vardır. Mahkemece temsilde yanılma hali resen gözetilerek, davanın tesbit maliki Hazineye yönlendirilmesi için davacı yana olanak verilmeli, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devam edilmelidir.
Diğer taraftan, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbiti kesinleşmemiş, tesbit tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 1. Maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yargılama devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesin yer olmadığına 24/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi