YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6595
KARAR NO : 2010/10019
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.04.2000 gün ve 2000/2559-2876 ve 2000/2561-2874 sayılı bozma ilamlarında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Taşınmazın orman yönünden niteliğinin belirlenmesi için yeterli araştırma yapılmamıştır. Dosyada mevcut Orman İdaresinin cevabi yazılarında; taşınmazların bulunduğu … Köyünde orman tahdidi yapılmadığı bildirilmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki açıklamadan, … Köyünün … Köyünden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Orman İdaresi, … Köyünde tahdit yapılmadığını bildirmekle birlikte, başka bir müzekkeresinde … Köyünde orman tahdidinin yapılmadığını bildirmiştir. Davacılar da, … Köyünün …’dan ayrıldığını ifada ettiklerine göre, önce bu hususun İdareden araştırılarak … Köyünün …’dan ayrıldığının anlaşılması halinde ve ayrılma tarihi orman tahdidinin yapıldığı tarihten sonra ise, … köyüne ait orman tahdidi ile ilgili belgelerin yani kesinleşmiş tahdit haritası, işe başlama ve bitirme tutanakları, kesinleşme tarihi ile birlikte askı ilan tutanağı ile 2/B uygulaması yapılmış ise bu uygulama ile ilgili tüm belgelerin getirtilerek mahallinde ormancı uzman bilirkişi aracılığıyla usulüne uygun şekilde uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın tahdit kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Bundan ayrı, Kadastro Müdürlüğünün 1995/366 Esas sayılı dava dosyası içerisindeki yazılarında ve teknik bilirkişi krokisine ekli raporunda taşınmazların bulunduğu … Köyünde, … Köyüne bağlı iken arazi kadastrosunun yapıldığı açıklandığına göre, gerçekten dava konusu yerlerin kadastro işlemine tabi tutulup tutulmadığının, tutulmuş ise tutanaklarının getirtilerek tesbitin kesinleşin kesinleşmediğinin araştırılması, tutanak düzenlenmek suretiyle tesbit yapılmamış ise tesbit dışı bırakılma nedeninin de araştırılarak 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmü ışığında da araştırma yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacıların davalarının kabulü ile 04.07.2002 tarihli … bilirkişi krokisinde 3 numara ile gösterilen 11.135,59 m2’lik bölümün … adına, 4 numara ile gösterilen 12.452,34 m2’lik bölümün … adına, 5 numara ile gösterilen 16.667,40 m2’lik bölümün … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında orman kadastrosu yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu 1965 yılında yapılmış, çekişmeli yerler tespit dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, çekişmeli taşınmazların kesinleşmiş tahdit dışında ve eski tarihli belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve davacılar yararına zilyetlik koşulları oluştuğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.