Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10536 E. 2011/10947 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10536
KARAR NO : 2011/10947
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine, Orman Yönetimi ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 13.08.2007 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü … mevkiinde bulunan 20000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, çevresindeki tarım alanları ile bir bütün olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın Kabulüne, 18.05.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (2) ile gösterilen 15296,87 m2 yüzölçümündeki bölümün … adına tesciline dair verilen karar davalı Hazinenin temyiz istemi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2010 gün 2010/1074-3861 sayılı kararı ile “…Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, amanajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, … bilirkişi krokisinde (2) ile gösterilen 15296,87 m2 bölüm için davacı yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, bu bölümlere ilişkin dava kabul edilmişse de,
Dava konusu taşınmazın bir bölümünde … karayolu inşaa edildiği halde, karayolu kamulaştırmasına ilişkin proje ve haritalar ile kamulaştırma belgeleri getirtilmemiş ve uygulanmamış, dava Karayolları Genel Müdürlüğüne yaygınlaştırılmamış, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1971 baskı memleket haritasında orman olarak nitelindirilmediği bildirilmişse de, daha eski memleket haritası bulunup bulunmadığı, araştırılmadığı gibi, hükme dayank yapılan ve … bilirkiş … … tarafından düzenlenen rapora eklenenmemleket haritasında çekişmeli taşınmaz yeşil ile renklendirilen ormanlık alanda işaretlenmiş, mahkemece bu yetersizlik ve çelişkiler üzerinde durulmamıştır.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın Kabulüne ve … bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.05.2008 tarihli rapor ile 18/07/2010 tarihli rapor ve krokilerinde (2) işaretli 15296,87 m² yüzölçümlü bölümün tarım arazisi niteliği ile … Köyü’nde son adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan taşınmazın, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerde baraj kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırmaya konu yerlerde 2000 yılında kısmi kadastro çalışması yapılıp kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde davanın devamı sırasında genel arazi kadastrosu yapıldığı ve dava konusu taşınmaza 112 ada 2 parsel nolu kadastro tutanağı düzenlendiği, tutanak üzerine temyize konu bu dosyada davalı olduğunun yazıldığı ve kesinleştirilmediği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasanın 26/4 maddesi hükmüne göre “kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine aynı yasanın 27/1. maddesine göre “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmazlara ilişkin davalar hakkında o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.” hükümleri getirilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmaza kadastro tutanağı düzenlendiğinden, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve …’nün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.