Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13847 E. 2012/14899 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13847
KARAR NO : 2012/14899
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında 1456 parsel sayılı 576 m² yüzölçümüdeki taşınmaz irsen intikal, taksim, sakın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Kalaycı, 1461 parsel sayılı 3150 m² yüzölçümündeki taşınmaz da aynı nedenle … … ve müşterekleri adına, 1455 parsel sayılı aynı nedenle Yayha … adına tesbit edilmiş, vaki itiraz üzerine verilen kadastro mahkemesinin kesinleşmiş ilâmlarına göre Hazine adına tescil edilmişlerdir. Davacı, Rebiülahir 1290 tarih 2076/10040 defter/sahife, cilt 1 sah.114 sayılı tapu kaydına, tapu dışı satın almaya dayanarak taşınmazların tapularının iptali adına tescillerini istemiştir. Mahkemece, 1455 parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, 1456 ve 1461 sayılı parsellere yönelik davanın ise kabulü ile taşınmazların tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline ilişkin 19.07.2000 gün ve 2000/673-1258 sayı ile verilen hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2001 gün ve 2001/522 – 644 sayılı kararı ile “…tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler huzuru ile keşif icra olunmalı, dayanılan tapu kaydının mevki ve hudutları tek tek okunup hudutlar zeminde gösterilmeli, kaydın nereye ait olduğu kesinlikle belirlenmeli, kaydın taşınmaza ait olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde kayıt malikleri ile davacılar arasındaki irtibat araştırılmalı, kaydın kapsamı, maliki ve intikali hususunda komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli…” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu 1455 parsele ilişkin yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 1456 ve 1461 parsellere yönelik davanın dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olduğunun söylenebilme imkanı olmadığı, soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, kadastro mahkemesi kararları ile tescilli olduklarından, bu kararda saptanan maddi ve hukuksal olguların güçlü delil niteliğinde olduklarından zilyetlikle iktisaplarının da mümkün olmadığı gerekçesiyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi gereğince kadastrodan önceki sebeplere (tapu kaydı ve zilyetlik) dayalı olarak 10 yıl içinde açılan tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 nolu orman kadastro komisyonu işlemleri ise 09.02.1976 tarihinde ilân edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hâkem sıfatıyla verdiği karar ile sınırlaması iptal edilen ormanların
kadastrosu ve 2. madde uygulaması ile 1988 yılında 3302 sayılı Kanuna göre 36 nolu orman kadastro komisyonunca yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon, sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2/B uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 30.07.1989 tarihinde yapılıp 22.05.1991 – 21.06.1995 tarihleri arasında ilân edilmiş olup, açılan davalar nedeniyle 1455 parsel yönünden 16.06.1995 tarihinde, 1456 parsel yönünden 25.04.1995 tarihinde, 1461 parsel yönünden ise 14.07.1995 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.