Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/12827 E. 2011/11514 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12827
KARAR NO : 2011/11514
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesiyle; … köyünde mera vasfıyla sınırlandırılan 1620 sayılı parselin bölgede 1995 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre kısmen orman sınırları içerisinde kaldığını ve eylemli orman niteliğinde bulunduğunu belirterek mera olarak yapılan sınırlandırmanın iptali ile orman olan kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu … köyü 1620 nolu parselin … ve orman bilirkişi krokisinde 25, 26, 27, 28 ve 29 nolu OTS noktaları arasında kalan 119532,616 m²’lik kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı anlaşılmakla, bu kısma ilişkin mera tespitinin iptali ile bu kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1995 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mera niteliğiyle … malı olarak sınırlandırılan dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında kayden davalı Hazine malik olarak görünmediğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken … olduğu gibi yasal hasım konumundaki davalılara yargılama giderleri yükletilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 ve 4. paragrafının kaldırılarak, bunun yerine “davalılar yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarına yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 13/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.