YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10636
KARAR NO : 2010/14286
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli Merkez .. (…) Köyü 599 parsel sayılı 4900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 1957 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve satışla davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde, orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının elatmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kadının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının bu alana yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan tapu kaydının iptali, tescil ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 26.10.2006-26.04.2007 tarihleri arasında ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik
bulunmadığına ve davalı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre satın aldığı kişiye karşı, satış bedelinin tahsili için her zaman dava açabileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22.11.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.