YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9374
KARAR NO : 2010/12286
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Mersin Kadastro Mahkemesinin 1990/454 sayılı dosyasında … Köyü 2875 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı belirlendiğinden, taşınmazın tahdit içinde kalan kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 1.096,47 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş hüküm davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 10.04.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen rapor ekindeki krokide (A) ile işaretlenen 1.096,47 m2 yüzölçümlü bölümünün 10.4.1980 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazın tapu maliki … tarafından orman kadastrosunun iptali istemiyle açtığı davanın Mersin Kadastro Mahkemesinin 18.12.1991 gün 1990/454-1991/613 sayılı kararı ile reddedildiği ve temyiz üzerine Dairece onanarak 15.6.1994 tarihinde kesinleştiği, bu kararın davalı … yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde olduğu, taşınmazın A bölümü daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan 1983 yılında , hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak senetsizden 412 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak davalı adına sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının,
davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanmayacağı gözetilerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.