Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/4180 E. 2011/5446 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4180
KARAR NO : 2011/5446
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … … … vekili Avukat … … ile davalılar … ve arkadaşları vekil avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;

K A R A R

Davacılar … ve arkadaşları, davalı sıfatıyla …, … ve … aleyhine 23.05.2001 havale tarihli dilekçeleriyle, kendilerine ait Mart 1950 tarih ve 34 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki meranın köylerine bakan … tan delikli taşa kadar bölümünü davaların işgal … tarla olarak kullandıkları ve hayvan otlatmalarına engel oldukları, yine eski adıyla … … … adıyla … köyünde bulunan Aralık 1959 tarih ve 16 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki tarlaya 15 yıldır tecavüz ederek tarla olarak kullandıkları, aynı köyde … ve … ismi … olan mevkideki Ağustos 1940 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki tarlası davalıların 5 yıldır işgal ettikleri, kendilerinin tapu kaydı maliklerinin mirasçıları oldukları iddiasıyla, davalıların haksız el atmalarının önlenmesini istemişler, diğer tapu maliklerini dahili dava etmişler, 19.06.2001 tarihli celsede davalılar vekilinin tutanağa geçirilen beyanı ile çekişmeli taşınmazlardan dava dilekçesinde (A) bendinde gösterilen taşınmazın mera değil kendilerine ait tarla niteliğinde olduğu, dava dilekçesinde B bendinde söz ettikleri Aralık 1959 tarih 77 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmaz … olduğundan bu taşınmazla ilgili istemlerinden vazgeçtiklerini, Ağustos 1940 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazın bir bölümünün davalılar tarafından ekilip biçilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000.TL ecrimisilin davalılardan alınarak kendilerine verilmesi istemiyle davayı ıslah etmişlerdir. Davalılar … ve arkadaşları dava dilekçesinin (A) bölümündeki taşınmazın davacıların murislerine ait tapu kaydı değil kendileri ati Mayıs 1986 tarih ve 23 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, dilekçede (B) kısmında yer alan Mayıs 1986 tarih ve 26 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, dilekçenin (C) bölümünde geçen taşınmazın ise davacılara it tapu kaydı kapsamında kalmadığı, … diye bir mevki bulunmadığı, meraların tapuya kayıt edilemeyeceği ve zilyet edilemeyeceğini savunarak davaların reddini istemiş, Orman Yönetimi da taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, davalıların el atmasını önlenmesi, çekişmeli taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman
niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece devacı gerçek kişilerin açtığı davanın REDDİNE, katılan … Yönetiminin açtığı davanın KABULÜYLE, çekişmeli … İlçesi … (… …) köyü Köz mevkiinde bulunan sınır ve cinsi Tapunun Mart 1950 tarih ve 34 sıra numarasında kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, Katılan … Yönetiminin diğer istemlerinin REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından dava konusu parsellerin davalılar dışındaki gerçek kişiler adına tespit edildiği, davalı gerçek kişiler ile ilgisinin olmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklaya ve dosya kapsıma göre dava, elatmanın önlenmesi, tapu iptal ve ecrimisil isteminden kaynaklanmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce arazi kadastrosu ve orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Davacı gerçek kişiler üç parça taşınma için dava açmışlardın bunlardan ilki dava dilekçesinde (A) bölümünde, ki taşınmaz eski ismi … … şimdiki adıyla … köyü sınırları içindeki Mart 1950 tarih 34 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan taşınmaz olarak tarif edilmiş, ikincisi dava dilekçesinde (B) bölümünde, eski ismi … … … adıyla … köyünde … mezrasında bulunan Aralık 1959 tarih 16 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki … tarla olarak tarif edilmiş olup, a) Dava dilekçesinde (A) bölümünde tarif edilen eski ismi … … … adı … köyünde bulunan Mart 1950 tarih 34 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilen Harita Mühendisi Bilirkişi … … ile … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.04.2006 günlü rapor ve krokide yeşil ile taranarak gösterilen 3.505.167,01 m2 yüzölçümündeki taşınmazın eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, gibi, eylemli olarak, % 30-35 – % 60-65 eğimli humuslu orman toprağı örtüsü üzerinde 0.3 kapalılıkta meşe ağaçları kaplı orman saylan yerlerden olduğu, davacı tarafın tutunduğu Mart 1950 tarih 34 sıra numaralı, D: … … … …, B:Tapu amı … …, K: …, G: … ve mağara ve … ve … ve … 1379 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının, tüm yönlere devlet ormanı ile çevrili 3.505.167,01 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilemez. Açıklanan hususlar gözetilerek, davacı gerçek kişinin bu bölüme ilişkin davasını reddine … verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, Mart 1950 tarih 34 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında olduğu savıyla dava edilen taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği gibi, sözü edilen tapu kaydı kapsamında kaldığının da kabul edilmeyeceği, tapusuz bu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili için Hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine dava açılabileceği gibi, bu bölümün yapılacak bir orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek sadece davacı gerçek kişi tarafından açılan davanın reddine … vermekle yetinilmesi gerekirken, davalı gerçek kişi adına kayıtlı tapunun iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değilse de, karar katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bu bölüme ilişkin hükmün davacı gerçek kişiler aleyhine onanması gerekmiştir.
b) Dava dilekçesinde (B) bölümünde gösterilen Aralık 1959 tarih 16 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki taşınmaza ilişkin davalarından yöntemince feragat edildiği, davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, bu taşınmaza ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı gerçek kişilerin dava dilekçesinin ( C ) bölümünde tarif edilen Ağustos 1940 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını iddia ettiği taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafın tutunduğu Mayıs 1292 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydı sınırlarında D+B …, kuzeyi güneyi tarik okuyan 1838 m2 yüzölçümündeki tarla kaydı olup, Mayıs 1292 tarih 9 numaralı sicilde Tebai Devleti … pederi … … oğlu … adına kayıt edilmiş, Ağustos 1940 tarih ve 7 numaralı sicilde ise … oğlu …’in 1310 tarihinde ölmesiyle oğlu … terk ettiği onunda satışıyla, 1/2’şer pay … oğlu … ve … oğlu … oğlu … adına kayıt edilmiştir.
Davalı taraf ise Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmü ile oluşan, … köyü … … mevkiindeki miktarı belirtilmeyen, doğusu … … ve …, batısı yol ve gerisi kendi, kuzeyi … … ve kısmen yol ve Güneyi yol ve … deresi ile çevrili … tarla için … … … ve arkadaşları adına oluşturulan Aralık 1966 tarih 12 sıra numaralı sicilden gelen Mayıs 1986 tarih 13 numaralı tapuda 5/16 payı … … … ve 5/16 payı … … adlarına kayıtlı iken satışından … köyünden …, 1/3 payı …, 1/3 payı … adlarına kayıt edilmiştir.
Yine davalı tarafın bu taşınmaz için tutunduğu aynı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil hükmü ile oluşturulan, Aralık 1964 tarih 23 sıra numaralı sicilden gelen, … köyü … … … mevkili miktarı belirtilmeyen … tarla nitelikli doğusu …, gerisi kendi, batısı … gerisi kendi, kuzeyi ark ve gerisi güney … deresi ile çevrili Mayıs 1986 tarih ve 25 Aralık 1964 tarih 24 sıra numaralı sicilden gelen, … köyü … … … mevkili miktarı belirtilmeyen … tarla nitelikli doğusu yol, gerisi kendi, batısı … kuzeyi ark, yol, kısmen kendi ve güney … deresi ile çevrili Mayıs 1986 tarih ve 25 numaralı tapu kayıtlarında malik; 5/16 payı … … … ve 5/16 payı da … …’ındır.
Mahkemece tapu uygulamasına dayalı keşiflerde dinlenen yerel bilirkişilerin sözleri ve tanık ifadeleri ve … bilirkişi raporlarıyla çekişmeli … bilirikişi Veysi Yalçın tarafından düzenlenen 23.10.2009 tarihli rapor ve korkide, genel olarak mevkii adının … olduğu, bu mevkiinde kendi içinde (A) bölümü için … …, (B) bölümü için … Sılo ve ( C) bölümü içinde … … ismini aldığı (D) bölümünün ise … … olduğu, davalı tarafın dayandığı 23 ve 25 numaralı tapuların tüm sınırları ile 13 numaralı tapunun ise doğu ve kuzey sınırın kısmen uymadığının belirlendiği, orman bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle karar verilmişse de,
30.11.2001 tarihli 1. keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davalı tarafın tutunduğu Mayıs 1986 tarih 13 ve 25 nolu tapu kayıtlarını çekişmeli taşınmazı kapsamadığını bildirdikleri, 21.04.2006 tarihli 2. keşifte ise yerel bilirkişi ve tanıkları davacı ve davalı tarafın iddiasına konu taşınmazların mera olduğu belirtikleri, dayanılan tapu kayıtlarının yerleri kesin olarak belirlenmediği, Mahkemece sadece orman incelemesi yapılması için keşif kararı verildiği halde ve 19.10.2009 tarihli keşifte tapu uygulaması yapılarak davacı ve davalı tarafın keşfe hazırlanması için olanak tanınmamış, iddia ve savunma hakları kısıtlanmış, bilgisine başvurulan yerel bilirkişiler … …, … … ve … … tarafından davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarında belirtilen … … … … … ve … … mevkilerini gösterdikleri, ne davacı tapularındaki sınırları nede davalı tapusundaki sınırları tarif etmedikleri halde, bu bilirkişilerin beyanlarına dayalı olarak … bilirkişi davalı tarafın tutunduğu Mayıs 1986 tarih 13, 23 ve 25 sıra numaralı tapu kayıtlarının bu taşınmazları kapsadığını bildirmiştir.
Ayrıca çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel kadastro ve orman kadastrosuna başlanıp başlanmadığı, dayanılan tapu kayıtlarını her hangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmadı ise nedeni sorulmamıştır.
O halde, … bilirikişi Veysi Yalçın tarafından düzenlenen 23.10.2009 tarihli rapor ve krokide, genel olarak mevkii adının … olduğu, bu mevkiinde kendi içinde (A) bölümü için … …, (B) bölümü için … Sılo ve (C) bölümü içinde … … ismini aldığı (D) bölümünün ise … … mevkili taşınmazlar için genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosuna başlanıp başlanmadığı, başlandı ise tutanak düzenlenip düzenlenmediği, bu taşınmazlar ile ilgili olarak kamlaştırma ve benzeri bir idari işlem yapılıp yapılmadığı sorularak, var ise bu işlemlere ilişkin tutanak ve haritalar getirtilmeli, davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtları genel müdürlük ve yerel tapu idarelerinden bir düzen içinde getirtilmeli, daha sonra yöntemince belirlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların bildireceği tanıklar haberdar edilmek ve katılımları sağlanmak suretiyle, bir … bilirkişi ve bir harita mühendisi bilirkişi
vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraf tanıklarının bilgisine başvurulmalı, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının göstereceği sınırlar … bilirkişi tarafından düzenlenecek krokiye işaretlettirilmeli, tapu kayıtlarının değişebilir nitelikte sınırlar içerdiğinin belirlenmesi halinde, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi hükmüne göre kapsamların yüzölçümlerine değer verilerek saptanacağı gözetilerek, yüzölçümü ile geçerli kapsamları tesbit edilmeli, harita mühendisi ve … bilirkişiye gerek davacı gerekse davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının sınırların ve kapsamlarını her bir tapu için ayrı renkler kullanılmak suretiyle birlikte gösteren birleşik kroki ve müşterek imzalı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın aynı anda birden fazla tapu kaydının kapsamında kaldığının saptanması halinde, tapuların işlem yeteneğini yitirip yitirmediği, sınırları ve miktarları ile uygulama kabiliyeti bulunup bulunmadığı, zilyetlikle tapu kaydının birleşip birleşmediği, tescil hükmünün tarafları bağlayıp bağlamayacağı kayıtlardan hangisinin daha doğru temele dayandığı, işlem yeteneğini yitirip yitirmediği, kamulaştırma işlemine konu edilip edilmediği, yada idari bir tasarrufa konu edilip edilmediği hususlarında inceleme yapılarak oluşacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle … olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) yukarıda 1/a ve 1/b bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle dava dilekçesinde (A) ve (B) bendinde tarif edilen taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, Yargıtay’daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak kendini avukat ile temsi ettiren davalı tarafa verilmesine,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinde (C) bendinde tarif edilen taşınmaz ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran davacı gerçek kişilere iadesine, Yargıtay’daki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 825,00.-TL avukatlık ücretinin davalı taraftan alınarak kendini avukat ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine 03.05.2011 günü oybirliği ile karar verildi.