YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15058
KARAR NO : 2012/15084
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2011 tarih ve 2011/ 8927 – 13997 sayılı bozma kararında özetle “mahallinde 09.05.2008 tarihinde yapılan keşif sırasında keşif günü itibarıyla ekili ya da sürülü olmadığı, içinde orman ağaç ve ağaçcığının bulunmadığı ve içinde ceviz, fındık ve kiraz fidanlarının bulunduğu mahkemece gözlenmiş ve keşif tutanağına yazılmıştır. Keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi ve fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 10.06.2008 havale tarihli raporda ise taşınmaz içinde orman ağaç ve ağaçcığı bulunmayıp, kadim kültür arazisi niteliğinde olduğu ve kısmen fiğ ekili olup, içinde ceviz, kiraz ve fındık fidanlarının dikili olduğu bildirilmiştir. Aynı keşif sırasında dinlenen ziraatcı bilirkişi tarafından düzenlenen 14.05.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda ise taşınmaz üzerinde 2-3 yıl önce teras çalışmaları yapılarak düz bir satıh haline getirildiği, taşınmazın ham toprak niteliğinde bulunduğu, sınırında yer olan orman ile aynı toprak yapısında bulunduğu ve 300 m2’lik kısmının fiğ ekili olduğu, bu kısım dışında toprak işlemesi yapılmadığı, muhtelif yerlerinde 2 yaşlı meyve (fındık, ceviz, kiraz) ağaçlarını bulunduğu ve sonuç olarak, taşınmazın ham toprak niteliğinde bulunduğu bildirilmiştir.
Belirlenen bu bulgulara göre, ziraatcı bilirkişi raporu ile orman ve … bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup, çelişkili bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu 179 ada 2, 176 ada 1, 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile itirazlı iseler dava dosyaları, eğer kesinleşmiş iseler kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek önceki bilirkişiler dışında önceki bilirkişiler dışında üç ziraatcı bilirkişi ve bir … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, parselin öncesinin ne olduğu, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü ve taşınmazın fiili durumu belirlenmeli ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması ”gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle 179 ada 1 parselin tespit gibi davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılan ve 11.09.1998 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğundan, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli 179 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş olup, mahkemece davacı adına tesciline karar verilen taşınmazın niteliğinin belirlenmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendine; tesbitin iptali ile cümlesinden sonra gelmek üzere “ tarla niteliğiyle ” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.