Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/917 E. 2011/1700 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/917
KARAR NO : 2011/1700
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 Sayılı Yasanın 8 ve 3402 Sayılı Yasanın Ek-4 Maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi, … 13250 ada 45 parsel sayılı 912,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasanın 2/B mddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … Oğlu 1961 doğumlu … kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, parselin yüzölçümünün 1000 m2 olması gerekirken eksik belirlendiği, yüzölçümünün düzeltilmesi istemiyle komşu parselleri kullanan kişi olarak gösterilen … ve …’ı taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabul nedeniyle KABULÜNE, çekişmeli … köyü 13248 ada 2 sayılı parselin Hazine adına kesinleştiğinin tesbitine, yerin …’un kullanımında olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4 maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu Çamköyde 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş dava konusu taşınmaz bu işlemlerde orman kadastrosu sınırları içinde bırakılması ve 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle tapulama/kadastro dışı bırakılmıştır.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro
tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesine yazılan muhdesata ve kullanıma ilişkin şerhlerin silinmesi ya da değiştirilmesi istemiyle açılan davalarda davalı sıfatı, tesbit malikinin yanı sıra yararına şerh konulan kişiye ait olup, aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu tür davalarda Kadastro Müdürlüğünün davalı sıfatı yoktur. Davanın tesbit maliki ile yararına şerh yazılan kişiye karşı birlikte açılması gerekli ve yeterlidir. Davanın tesbit maliki ya da muhdesat sahibi ya da kullanıcı olarak gösterilen kişilerden sadece biri aleyhine açılması halinde, davalı sıfatının bulunmadığından değil, davalı tarafın eksikliğinden söz edilebileceğinden, davacı tarafa davasını eksik olan davalıya yönlendirilmesi için olanak tanınmalıdır. Bu davanın genişletilmesi anlamına gelmez. Beyanlar hanesindeki kullanıcının yanlış olduğu iddiasıyla açılan davada Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmayıp, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, açılan dava nedeniyle çekişmeli parselin kadastro tesbiti kesinleşmemiş, tesbit tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Bu hususlar gözetilerek, mahkemece davacı tarafa davasını tesbit maliki Hazineye yönlendirmesi için olanak tanınması, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devamla, tarafların iddia ve savunmaları sorularak, oluşacak sonuca göre çekişmeli parsel için sicil oluşturulması, diğer bir ifadeyle tapuya tesciline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, Hazine taraf edilmeden davanın görülüp bitirilmesi ve çekişmeli parsel hakkında sicil oluşturulmaması, kabule göre de, dava 13250 ada 45 parsel için açıldığı halde, dava konusu edilmeyen 13248 ada 2 sayılı parsel hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 24/02/2011 günü oybirliği ile karar verildi.