Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6315 E. 2012/14740 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6315
KARAR NO : 2012/14740
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 31.01.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yeşilsırt Köyünde bulunan yaklaşık 90 dönüm miktarında taşınmazın … yıllardır zilyetliklerinde olduğunu ve taşınmaza ait 179 nolu vergi kayıtlarının bulunduğunu, taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır. Hazine vekili, 30.10.2008 tarihli celsede taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman sahası olarak ayrılan alanda kaldığını ileri sürerek, davanın reddi ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar ile davalı Hazine tarafından, orman vasfıyla hazine adına tescil kararı verilmemiş olmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu, 1984 yılında yapılmış ve 28.12.1985 – 23.01.1986 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir. Dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1) Davacıların temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı Hazine vekili tarafından 30.10.2008 tarihli celsede taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman sahası olarak ayrılan sahada kaldığı bildirilerek davanın reddi ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talep edilmiş olup, MK’nun 713 . maddesinin 6. bendine göre davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebileceğinden ve mahkemece; dava davacı yararına zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle red edilmiş olduğundan, Hazinenin tescil talebinin kabulüyle çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, Hazinenin tescil talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bur karar verilmemiş olması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 20/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.