YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12118
KARAR NO : 2011/11145
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, katılan … Yönetimi ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1973 yılında yapılan kadastro sırasında, … köyü 207 parsel sayılı 10.550 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 506 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalıların miras bırakanı … adına tespit edilmiş, itirazı kadastro komisyonunca reddedilen …’in açtığı dava … Tapulama Mahkemesinin 1975/28-1976/98 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiş, daha sonra taşınmaz ırsen intikal yoluyla davalılara geçmiştir.
311 parsel sayılı 8.550 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 207 ila 211 parsellere revizyon gören 506 yazım numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, itirazı kadastro komisyonunca reddedilen …’ın açtığı dava … Tapulama Mahkemesinin 1977/132-75 sayılı kararı ile kabul edilerek temyiz edilmeksizin 29.08.1977 tarihinde kesinleşmiş daha sonra taşınmaz ırsen intikal yoluyla davalılara geçmiştir.
212 parsel sayılı 33.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 505 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalıların miras bırakanı … adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan kamulaştırma sonucu 212 parselin kamulaştırılmayan bölümü 490 parsel numarasıyla 33.399 m2 yüzölçümlü olarak davalılar adlarına tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, 207, 311 ve 490 parsel sayılı taşınmazların, 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları, tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi; çekişmeli taşınmazların orman olan bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ve beyanlar hanesindeki davalı lehine konulan tüm şerhlerin silinmesi istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek … ve orman bilirkişi kurulu tarafından ortak düzenlenen krokili raporda 490 parselin (A) ve (B), 311 parselin (A) ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan kesimlerinin ve 207 parselin tamamının Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, katılan … Yönetimi ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1948 yılında tamamlanarak kesinleşen orman kadastrosu, 1978 yılında 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, daha sonra 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 09.05.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır..
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu çekişmeli taşınmazların tamamının 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha sonra orman ve … bilirkişi tarafından ortak düzenlenen krokili raporda 311 parselin (B), 490 parselin (C) ile işaretlenen kesimlerinin ve 207 parselin tamamının 15.10.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman oldukları halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, 311 parsele ait … Tapulama Mahkemesinin 1977/132-75 sayılı dosyası ile temyize konu davanın dava sebepleri farklı olduğundan H.U.Y’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmayacağı gözetilerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmazların malikleri olan davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemez. Bundan ayrı; davanın kabulüne karar verildiği halde davalı kişilerin el atmalarının önlenmesine ve çekişmeli 207 parselin tamamının, 311 parselin (B), 490 parselin (C) ile işaretlenen kesimlerinin beyanlar hanesine “Taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2. Maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmıştır” şerhinin yazılmaması ve halihazır niteliği ile tapuya tesciline karar verilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin “8, 9, 10, 11 ve 12. bentlerinin” tamamen hükümden çıkarılarak, bunların yerine, “19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesi uyarınca davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Orman Yönetimi ve Hazine yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılması, hükmün 3. bendinin 5. cümlesinde yer alan “iptali ile” sözcüğünden sonra gelen cümlenin çıkarılarak, bunun yerine “tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhinin yazılmasına ve davalı kişilerin bu yere yönelik el atmalarının önlenmesine” cümlesinin eklenmesi, yine hükmün 4. bendinin 3. cümlesinde yer alan “iptali ile” sözcüğünden sonra gelen cümlenin çıkarılarak, bunun yerine “tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhinin yazılmasına ve davalı kişilerin bu yere yönelik el atmalarının önlenmesine” cümlesinin eklenmesi, yine hükmün 5. bendinin ikinci cümlesinde yer alan “iptali ile” sözcüğünden sonra gelen cümlenin çıkarılarak bunun yerine “tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhinin yazılmasına ve davalı kişilerin bu yere yönelik el atmalarının önlenmesine” cümlesinin eklenmesi, suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.