YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7700
KARAR NO : 2011/11790
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.12.2009 gün ve 16617-18120 sayılı bozma kararında özetle: “… mahallesi 298 ada 17 ve 15 parseller hakkında kesmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, kısmen de eylemli orman olduğu gerekçesiyle bu bölümlerin ormana niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de orman kadastrosunda altlık olarak kullanılan memleket haritası ve … fotoğraflarının getirtilip orman tahdit haritası ile birlikte uygulanmadığı, bu şekilde uygulama yapılarak Orman Yönetiminin talebi ile bağlı kalınması ve orman sınırı içinde kalan yerler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce seri bazda yapılan ve 23.02.1968 tarihinde ilen edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 2001 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın 1968 yılında yapılan … orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak orman kadastro tutanakları incelendiğinde, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin köyden bir kısım şahısların tarlaları olduğu ancak tapu kaydı ibraz edilmediği belirtilerek “fiili durumun tespitine” denilerek, … alanlarının birleştiği yerlere numara verilmek suretiyle Devlet Ormanlarının tespit edildiği ve bu şekilde orman kadastro haritalarının düzenlendiği,
Bozma kararından sonra hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların 1960 ve 1997 tarihli memleket haritalarındaki konumu gösterilmişse de, yapılan uygulamanın 1968 yılında düzenlenen orman kadastro haritasına dahi uygun olmadığı, memleket haritasında açık alanda kalan yerler ile orman kadastro haritasında XL ve XXXIX numaralı iç parseller olarak fiili durumun tespiti ile yetinilen çekişmeli taşınmazların tam olarak çakışmadığı, kayma olduğu ve bu nedenle bir kısım yerlerin memleket haritasında yeşil alanda yer aldığı ve memleket haritalarının yapımına esas olan … fotoğraflarının incelenmediği anlaşılmaktadır.
O halde,1965 yılına ait orman kadastro uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları getirtilerek, 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” tutanaklarda … nirengi noktaları, … ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları yerel bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri … kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği belirlenmeli, varsa o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsellere ve geniş çevresine uygulanmalı; uygulamalarda 1965 yılında orman kadastrosunun tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğraflarından yararlanılmalı; o tarihteki … fotoğrafına yansıyan orman ve tarım alanlarının görüntüleri incelenmeli, Yukarıda izah edilen tüm bu olgular yanında 6831 sayılı Yasanın 7. maddesini değiştiren 4999 sayılı Yasanın 3. maddesindeki “… evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların … orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü ile 02/09/1986 gün ve 192095 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik ve bu yönetmelikteki hükümlere paralel hükümler getiren 15/07/2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26/h maddesindeki “Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar” ve (j) fıkrasında orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılır. “yine aynı maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın (j) bendine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz” hükümleri gereğince … fotoğrafında orman olarak görünen kısımların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Değinilen yönler gözetilmeden mevcut delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.