YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9488
KARAR NO : 2010/12911
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü 630 parsel sayılı 11200 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda tarla niteliği ile davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede ilk kez yapılan ve 15.02.2007 – 15.08.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile orman sınırları içine alınıp, 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 2/B niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin krokide (A)=1392.02 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline, tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu kısmın 2/B’lik alanda kaldığı konusunda tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında, dava konusu taşınmaz, 2/B sınırları içinde bırakılmış, 1982 yılında yapılan arazi kadastrosunda davalı adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında, 2/B sınırları içinde kaldığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun ve 2/B uygulamasının kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme”
kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddine, taşınmazın kısmen de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B sınırları dışında, tarım alanları içinde kaldığı anlaşıldığından davacı hazinenin de temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.