YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7725
KARAR NO : 2012/14936
KARAR TARİHİ : 25.12.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi, davalılardan Hazine, …, …, … ve … tarafından istenilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesi ile Güneydamları Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, Güneydamları Köyü sınırları içinde bulunan, dilekçeye ekli paftada 52 nolu kırmızı ile işaretli alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazlar, kadastro müdürlüğünce davalı olarak tesbit edilerek tutanakları mahkemeye gönderilmiş, daha sonra yapılan arazi kadastrosuna karşı Hazine tarafından, 154 ada 1 ve 2, 156 ada 1 ve 2 nolu parsellerin Hazineye ait olduğu halde, gerçek kişiler adına tesbit edildiği iddiasıyla ayrı ayrı açılan davalar bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece; davaların kabulü ile çekişmeli 154 ada 1, 2 ve 3, 159 ada 1 ve 2, 157 ada 1, 158 ada 1, 156 ada 1 ve 2 nolu parsellerin, 155 ada 1 nolu parselin (1B) ile gösterilen bölümün ve davalı alan içinde bulunan … ve yol olarak sınırlandırılan bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 155 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen bölümün … …, …, …, … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Yönetimi tarafından davaya konu edilmeyen 155 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak, davacı Hazine tarafından 154 ada 1 ve 2, 156 ada 1 ve 2 nolu parsellerin tamamı ile 155 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen bölümüne ve davalı alan içinde bulunan yol ve … olarak sınırlandırılan bölümlere yönelik olarak, davalı … tarafından 154 ada 2 ve 159 ada 2 nolu parsellere yönelik olarak, … tarafından 159 ada 1 nolu parsele yönelik olarak, … tarafından 156 ada 1 nolu parsele yönelik olarak, … tarafından 154 ada 1 nolu parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1) Mahkeme hükmü davalı …’na 31/01/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.MK.’nun 432. maddesinde öngörülen (15) günlük yasal süre geçirildikten sonra davalı tarafından 16/03/2012 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu 154 ada 1 ve 2, 159 ada 2, 159 ada 1, 156 ada 1 ve 2 nolu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve taleple bağlı kalınarak … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
3) Davalı Hazinenin 155 ada 1 nolu taşınmazın (1A) ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, temyize konu bölümün memleket haritası ve kadastro paftasındaki konumuna göre dört tarafı orman olduğundan, 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 sayılı Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 sayılı Kanun, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 sayılı Kanun ile değişik hali).
Kanun metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Kanun koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20 – 830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20 – 808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7 – 22 – 43, 13.10.1999 gün 1999/8 – 689 – 822, 03.04.2002 gün 2002/8 – 230, 261 ve 22.10.2003 gün 2003/20 – 665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7 – 531, 582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek temyize konu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’nun temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) İkinci bentde açıklanan nedenlerle, davacılar Orman Yönetimi ve Hazine ile davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile 154 ada 1 ve 2, 159 ada 1 ve 2, 156 ada 1 ve 2 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanuna 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılar …, …, … ve … onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
3) Üçüncü bentde açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 155 ada 1 sayılı parselin (A) ile gösterilen bölümüne yönelik BOZULMASINA 25/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.