Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11872 E. 2011/16107 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11872
KARAR NO : 2011/16107
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/8479-10436 sayılı 11.07.2008 günlü bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre … olduğu gibi hüküm kurulması yerinde değildir.Şöyle ki; alınan orman bilirkişi raporuna göre çekişmeli 79 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Yasa esas olmak üzere yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içinde bırakıldığı, taşınmazın doğu ve batı sınırının 233 numaralı orman parseli olduğu, yine taşınmazın güney sınırında bulunan 81 parsel sayılı taşınmaz ile kuzey-doğu sınırında bulunan 80 parsel sayılı taşınmazın … Asliye Hukuk Mahkemesi kararları ile hükmen orman olduğu, taşınmazın 1957 tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritasında çalılık alanda göründüğü, taşınmazın orman sınırı içinde ve dört tarafı orman ile çevrili 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmasına ve bu sebeple orman sayılan yer olan taşınmaza yönelik Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın reddi yolunda kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve Kaledağı köyü 102 ada 79 sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, genel arazi kadastro çalışmalarına esas olmak üzere 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır. İptali istenilen taşınmazın 1995 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu davalılar adlarına oluştuğu anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2, 3 ve 4. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın değişik 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.