YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4505
KARAR NO : 2011/1632
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.1.1996-1.9.2008 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 1.2.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01.01.1996 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun ve 01.02.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … kooperatifleri ile birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 1995 yılından itibaren Ziraat Odasına kayıtlı olması nedeniyle, 12.08.2008 tarihli giriş bildirgesi uyarınca 01.09.2008 tarihi itibariyle tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 01.09.2008 tarihinden önceki sürelerde ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına veya davacının iradi prim ödemesine ilişkin dosyada belge bulunmadığı gibi önceden tarım … sigortalısı olarak tescilinin de bulunmadığı, davacının 5510 sayılı Yasa’dan yararlanarak 01.01.1996-30.04.2008 tarihleri arasındaki süre yi kapsar şekilde primlerini ödediği ve 13.01.2009 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, Kurumca 01.09.2008 tarihinden önceki dönem için sigortalılık niteliğini taşımadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davalı Kurumca primlerin uzunca süre kullanılmaması halinde MK 2. maddesi uygulanmayacağından davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum’un hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fazla prim ödemeleri ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir.
Davacının tescil işlemi 01.09.2008 tarihi itibariyle gerçekleştirilmiş olup ,prim tahsili Eylül 2008 tarihinden itibaren gerçekleştirildiğinden ,Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak sigortalıya uzunca bir süre sigortalı olduğu inancının verilmesi ve uzun süreli prim kullanımından söz edilemeyeceğinden ve ayrıca davacının 01.01.1996-01.09.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesinde belirtilen kayıtları bulunmadığı ve tarımsal faaliyet bu madde kapsamında kanıtlanmadığı halde bu yılların hataya dayalı Kurum işlemi ile primlerinin 5510 sayılı yasa kapsamında yapılandırılarak tahsil edilmesi davacıya hak bahşetmeyeceğinden Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.02.2011gününde oybirliğiyle karar verildi.