Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8503 E. 2010/6203 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8503
KARAR NO : 2010/6203
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, çakışan sigortalılığının ve 23.03.2004 sonrası … sigortalılığının iptalini ve SSK yönünden emekliliğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı 2926, 506 ve 1479 sayılı Yasalara tabi sigortalılıkların saptanacak çakışan dönemleriyle birlikte 23.3.2004 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalılığının iptali ve SSK ‘ndan yaşlılık aylığını hak kazandığının tespitini istemiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1987-02.11.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya, 01.04.1999-31.12.2001 ve 19.04.2005-30.04.2005 tarihleri arasında isteğe bağlı 506 sayılı Yasaya, 29.12.2003-18.04.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa ‘ya tabi sigortalı olduğunun tespitiyle bu kayıtlar dışındaki sürelerin iptaline, koşulları oluşmadığından tahsis talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 2926 sayılı yasa kapsamında 01.01.1987 tarihine başlayan sigortalılığının zorunlu SSK çalışması nedeniyle 02.11.2003 tarihinde terkin edildiği ve 21.10.2008 tarihli hesap ekstresine göre prim ödemesinin bulunmadığı, 01.04.1999-31.12.2001 ve 01.07.2004-30.04.2005 tarihleri arasında isteğe bağlı 01.06.1969 -31.8.1981 tarihleri arasında farklı işyerlerinde aralıklı geçen 1590 gün ile 03.11.2003-29.11.2003 tarihleri arasında 27 gün zorunlu 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu, 29.12.2003-18.04.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu ve 21.10.2008 tarihli hesap ekstresine göre prim ödemesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır
Sosyal Güvenlik Sisteminizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmıştır. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalı Kanunu ve gerekse 1479 sayılı … Kanunundaki birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olması yasaklanmış, zorunlu sigortalılık durumlarında sigortalının önceden başlayarak devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanınarak, isteğe bağlı ve zorunlu sigortalılık çakıştığında ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek çakışan sigortalılık sorunu çözüme ulaştırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-389 – 430 sayılı ve 29.06.2005 günlü Kararı ile 2001/21-627-659 sayılı ve 03.10.2001 günlü kararlarında da bu husus açıkça belirtilmiştir.
Kural olarak, davacının 01.01.1987-02.11.2003 tarihleri arasındaki zorunlu Tarım … sigortalılığı ile çakışan 01.04.1999-31.12.2001 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalılığının iptali gerekir. Ancak, 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesi koşullarının varlığı halinde bu maddeden yararlanarak Tarım … sigortalılığının durdurulmasını istemesi durumunda isteğe bağlı sigortalılığı geçerli sayılabilir. Davacının, 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinden yararlanmak isteyip istemediği tesbit edilmeden son 5 yıllık Tarım … sigortalılığının iptali yerinde değildir.
Davacının geçici 17. maddeye göre sigortalılığının durdurulmasını talep etmesi halinde 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın durdurulmasına karar vererek isteğe bağlı sigortalılığı geçerli kabul etmek, aksi halde zorunlu Tarım … sigortalılığına üstünlük tanımak gerekirken davacının bu konuda beyanı alınmaksızın sonuca gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak …, davacının yukarıda açıklandığı şekilde hizmetlerini saptamak, 2928 sayılı Yasa hükümlerine göre hizmetlerinin birleştirilmesi halinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını belirledikten sonra elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.