Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/5765 E. 2012/1107 K. 03.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5765
KARAR NO : 2012/1107
KARAR TARİHİ : 03.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin, geçerli sebep olmadan, davalı işveren tarafından feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davalının … markasıyla cafe işletmesi yaptığını, davacının yapmakla görevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatılmasına, davranışlarını düzeltmesi istenmesine rağmen yapmamaktaki ısrarını sürdürdüğünü, bu davranışlarının da iş yeri çalışma düzenini olumsuz etkilediğini, işe geliş gidişlerini sağlayan servis aracında bile bu olumsuz tavırlarını ısrarla devam ettirdiğini, davacının iş yerinden izinsiz olarak gizlice çikolata ürünlerini alarak üzerinde sakladığının tespit edilmesi üzerine 27.09.2010 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı … ….. ve …’nın beyanlarından işçilerin iş yerinde fiş kesmeden ve para ödemeden günlük 3 adet kahve içebilme haklarının bulunduğu, davacının feshe konu yapılan parasını ödemeden ve fiş kesmeden kahve içmesinin haklı sebep oluşturmadığı gibi geçerli sebep de teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işverene ait işyerinde, 13.04.2009 – 27.09.2010 tarihleri arasında servis personeli olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, Beyoğlu ……Noterliğinin 27.09.2010 tarihli ihtarnamesi ile, davacının, 13.08.2009 tarihinde vardiya şefi tarafından verilen görevleri yerine getirmediği, yöneticisine karşı geldiği, müşterilerin yanında kendisi ile tartışmaya girerek yöneticisini ve şirketin itibarını zedeleyici tavır ve davranışlarda bulunduğu, bu konuya ilişkin 14.08.2010 tarihinde savunmasının alındığı ve 17.08.2010 tarihinde uyarı cezası verildiği, 02.03.2010 tarihinde mağazaya gelen iki misafirin siparişlerinin hazırlanması konusunda o sırada vardiyada bulunan ve siparişleri almış olan mağaza sorumlusu adayının talimatına rağmen yedeklemekte olduğu bara ilişkin talimatı, benim işim var yapamam neden siz yapmıyorsunuz, diyerek yerine getirmediği, buna dair 04.03.2010 tarihinde savunmasının alındığı ve 05.03.2010 tarihinde uyarı verildiği, Kızıltoprak … mağazasının kapalı devre kamera kayıtlarının incelenmesinde 22.09.2010 tarihinde gece kapanışta kasanın önünde bulunan satışa hazır ürünlerden fişsiz olarak aldığının tesbit edildiği belirtilerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h ve e bendlerince 27.09.2010 tarihi itibariyle tazminatsız olarak feshedildiği,davalı şirkete servis hizmeti veren … Turizm yetkilisinin 23.09.2010 tarihinde, davacının iş bitimi geç çıkarak servisi beklettiği, serviste sigara içtiği, kendisini uyaran sürücüye, ben buranın Allahıyım, ben ne dersem o olur, biz kürdüz dikkat et kendine, biz lazların eniştesiyiz gibi sözler söylediği, önceki sürücünün bu işçi nedeniyle işi bıraktığını belirterek, davalı şirketten olayı çözmelerini istediği, 13.08.2009 tarihinde vardiya şefi tarafından verilen görevleri yerine getirmediği, yöneticisine karşı geldiği, müşterilerin yanında kendisi ile tartışmaya girerek yönetici ve şirketin itibarını zedeleyici tavır ve davranışlarda bulunduğuna dair tutanak tutulduğu,14.08.2010 tarihinde davacıdan bu konuya ilişkin savunma alındığı ve 17.08.2010 tarihinde uyarı cezası verildiği,davacının savunmasında özetle, olay günü amirinin poğaça istediğini, gidip aldığını, daha sonra bankaya para yatırmasını istediğini, başının ağrıdığını söylediğini, amirinin başkasını göndermek istemesi üzerine göndereceği kişi yaşlı olduğundan kendisinin bankaya gittiğini, tartışma olmadığını, verilen işi yaptığını talimatlara uyduğunu beyan ettiği, 02.03.2010 tarihinde mağazaya gelen iki müşterinin siparişlerinin hazırlanması konusunda o sırada vardiyada bulunan ve siparişleri almış olan mağaza sorumlusu adayının talimatına rağmen yedeklemekte olduğu bara ilişkin talimatı benim işim var yapamam neden siz yapmıyorsunuz diyerek yerine getirmediğinin tesbit edildiği, buna dair 04.03.2010 tarihinde savunmasının alnıdığı ve 05.03.2010 tarihinde uyarı verildiği,davacının savunmasında, olayın sabah işyerini servise hazırlarken meydana geldiğini, müşterilerin siparişlerini mağaza sorumlusu adayının aldığını, kendisine pas pas yapmayı bırakarak üstünü değiştirmesini ve ürünleri çıkarmasını söylediğini, kendisinin ellerini yıkayıp üstünü değiştirene kadar siparişleri onun veya diğer işçinin hazırlamasını söylediğini,amirinin sen kimsin benimle böyle konuşuyorsun seninle hesaplaşacağız dediğini, telefonla birkaç yeri aradığını, kendisinde paspası bırakıp üzerini değiştirdikten sonra siparişleri hazırlayarak servis yaptığını beyan ettiği, Kızıltoprak … mağazasının kapalı devre kamera kayıtlarının incelenmesinde,davacının 22.09.2010 tarihinde gece kapanışta kasanın önünde bulunan satışa hazır ürünlerden fişsiz olarak aldığının tesbit edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, fesih bildirgesinde belirtilen ilk iki olay ile ilgili davacıya olay tarihlerinde uyarı cezaları verildiği, davacının bu eylemlerinin verilen görevi yapmamakta ısrar ağırlığında olmadığı, fesihten öncede bu konulara ilişkin savunması alınmadığı sebepleriyle bu olaylara ilişkin fesih gerekçesi yerinde değildir. Ancak davacının 22.09.2010 tarihinde kapanış sırasında kasanın önünde bulunan satışa hazır ürünlerden fişsiz olarak aldığı iddiası yönünden bir şüphe feshi söz konusudur. Bu tür fesihte, işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı, işçinin iş ilişkisinin devamı için gerekli olan uygunluğu ortadan kalktığından, güven ilişkisinin sarsılmasına yol açan şüphe, işçinin kişiliğinde bulunan bir sebeptir. Ciddi, önemli ve somut olayların haklı kıldığı şüphe, güven potansiyeline sahip olmaksızın ifa edilemeyecek iş için işçinin uygunluğunu ortadan kaldırdığından, şüphe feshi, işçinin yeterliliğine ilişkin fesih türü olarak gündeme gelecektir.
Davacının satışa hazır ürünlerden fişsiz olarak aldığı açık ve net bir şekilde kanıtlanmamışsa da olayın oluş şekli iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüphedir. Bu sebeple iş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayanmazsa da, feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmelidir. İşverence yapılan fesih geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 66,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.