YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12912
KARAR NO : 2010/9268
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 31.12.1993-25.5.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 31.12.1993-25.05.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1987 tarihli bildirgeye göre 12.01.1987 tarihli vergi kaydı nedeniyle aynı tarih itibariyle tescil edildiği,12.01.1987-30.12.1993,25.05.2000-31.12.2000 arası ve 01.01.2001 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının,15.06.2000 tarihinden itibaren Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydının, 14.06.2000 tarihinden itibaren Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu başkaca bir kaydın bulunmadığı 1992 yılı Affından yararlandığı, icra yolu ile davacıdan 12.01.1987-30.09.1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin tüm prim borcunun davalı Kurumca tahsil edildiği davalı Kurumca 2006 yılında geriye doğru yapılan bir işlemle 31.12.1993-25.05.2000 tarihleri arasındaki sigortalılığın iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1987 yılında yapılmış olmakla, 1985 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Ne var ki, uyuşmazlık konusu dönem içinde kalan 31.12.1993-30.09.1997 tarihleri arasına ilişkin primleri 31.08.1998 tarihinde yapılan takip ile tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacıdan primleri icra yoluyla tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu dönem içinde kalan 31.12.1993-30.09.1997 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine,fazla istemin reddine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.09.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.