YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13221
KARAR NO : 2010/9700
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptaliyle, Kasım 1995- Mart 2002 tarihleri arasındaki Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitinyle aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 28.04.1997-20.06.1997 tarihleri arasında 13 gün İstanbulda adına yapılan bildirme konu çalışmaların kendisine ait olmadığından bahisle, 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın iptali ile Tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 01.11.1995-01.04.2002 tarihleri arasında tarım … sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Kurumca 01.11.1995 tarihinde tescil edildiğini, 2002 yılına kadar tarım … sigortalısı olarak kabul edildikten sonra 1997 yılındaki kısa süreli SSKlı çalışması bulunduğundan bahisle geriye dönük yeniden tarım … sürelerini düzenleyip, davacıyı 01.11.1995-27.04.1997 tarihleri arası ve prim ödemelerini nazara alarak 01.04.2002 tarihinden sonra tarım … sigortalısı olarak saydığı anlaşılmaktadır.
1982 Anayasa’sının 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulamaz devir edilemez, vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu 60. maddede ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulamaz ve feragat edilmez bir hak olduğu sonucuna ulaşılır.
506 sayılı Yasanın 6. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu bu suretle sigorta olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerinin azaltmak veya başkasına devretmek yoluyla hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak kişi bakımından hem bir hak hemde yükümlülüktür.
Öte yandan kimlerin Tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak Kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Fiilen çalışmayan bir kimsenin nüfus kağıdı kullanılarak sigorta işe giriş bildirgesi verilip sigorta no’su tesis ettirilerek sigortalı gösterilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Uygulamada bildirgedeki imzaların işveren, muhasebeci gibi kişilerle atıldığı bilinmekte olup bildirgedeki imzanın sigortalıya ait olmaması aksinin kabulü için yeterli olmayıp sonuca etkili değildir.
Bu durumda, Mahkemece, …’lı bir insanın İstanbul’da çalışmasının mümkün olmadığından bahisle 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı iptal etmesi ve 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesi kapsamında herhangi bir araştırma yapmadan davayı kabul etmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, aksi ispatlanamadığından davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun kabulüyle 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalılığın sona erdiği 20.6.1997 tarihinden sonra tarımsal faaliyetinin devam edip etmediğiin belirlenmesi için dava konusu dönemle ilgili olarak varsa davacıya ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklattırmak, bu kişi veya kuruluşlardan ürün bedelinden kesinti yapılıp yapılmadığını sormak varsa belgelerini getirtmek, tanık, muhtar beyanlarını almak , zabıta araştırması yapmak, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan Ziraat Odası tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri, … Kooperatifleri ile birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankalar gibi kuruluşların belge ve kayıtlarını istemek verilecek cevaplara göre ve 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtildiği üzere tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca ulaşmaktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.