YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5655
KARAR NO : 2013/11330
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/07/2001-17/07/2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 30/05/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı, davalıya ait işyerinde 01/07/2001-17/07/2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini dava etmiş, Mahkemece; yapılan tesbitler, tanık anlatımları ve davacının davalımız aleyhine açılan bir dava dosyasında davalı tanığı olarak alınan ifadesinde 2006 yılında davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını belirttiği, aslında bu tarihin işe giriş bildirgesine göre 2007 tarihi olmasının gerektiği, çalıştığı dönemin de bildirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olup re’sen araştırmayı gerektirmektedir. Bu nedenle davacının başka bir dava dosyasında tanık olarak alınan ifadesinin takdiri delil olarak kabul edilmesi ve ikrarı teyit edecek başka bir delil araştırılması gerekir. Ayrıca davacının tanık olarak alınan ifadesinin yeterli açıklıkta olmadığı 2006 yılında çalışmaya başladığını belirttiği halde Mahkemece bu tarihin 2007 olarak kabul edildiği, davacının işyerinde 2006 yılından önce ve sonra bir çalışmasının olmadığına dair bir beyanının olmadığı görülmektedir.
Mahkemece ifadesi tespit olunan yeterli açıklıkta olmayan tek davalı tanığı dışında çoğunlukla bulunan davacı tanıkları davacının ihtilaflı dönemde çalıştığı hususunda şehadette bulunmuşlardır. Mahkemece bordroda adı geçen diğer çalışanların da ifadesine başvurularak ihtilafın çözüme kavuşuturulması, bu kişilere ulaşılamadığı veya ifadeleri yeterli bulunmadığı takdirde komşu işyerlerinde çalışanlar belirlenerek ifadelerine başvurulması suretiyle ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekir.
Açıkladığım bu nedenlerle kararın bozulmasının gerektiğini düşündüğümden çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.