YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8799
KARAR NO : 2013/16031
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 08/08/2002-27/12/2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, tazminat ve alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 08/08/2002-27/12/2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi Yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverence davacı adına 09/04/2003 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, 09/04/2003-27/12/2007 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmasının Kuruma bildirildiği, yıllık ücretli izin defterinde davacının 2003 yılında izne hak kazandığı tarihin 09/04/2003, bir önceki yıl izne hak kazandığı tarihinin 09/04/2002 olarak belirtildiği ancak her iki tarihin üzerinde değişiklik yapıldığı, davacının 21/07/2003-04/08/2003 tarihlerinde yıllık izin hakkını kullandığı, 09/04/2003 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin bulunduğu, uyuşmazlık döneminin tamamını kapsar şekilde dönem bordrolarının getirtilmediği, dinlenen tanıkların uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışmasının bulunup bulunmadığının tespit edilemediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 4857 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışan işçilere yıllık ücretli izin verileceğinin düzenlemesi ile davacının yıllık ücretli izne hak kazanma tarihi ve 21/07/2003-04/08/2003 tarihlerinde yıllık iznini kullanmış olması hususları değerlendirilmeden , uyuşmazlık döneminin tamamını kapsar şekilde dönem bordrolarının getirtilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihi araştırmak, dinelen tanıkların dava konusu dönemde davalı işyerinde ve komşu işyerlerinde kayıtlı çalışanlar olup olmadığını tespit etmek, gerek görüldüğünde ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davacının 21/07/2003-04/08/2003 tarihlerinde yıllık iznini kullanmış olduğu hususda dikkate alınarak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,17/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.