Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10563 E. 2010/7662 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10563
KARAR NO : 2010/7662
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 20.4.1982-31.12.1985 tarihleri arasında zorunlu veya isteğe bağlı … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava: 26.12.1985 tarihinden geçerli tescil edildiği, tescil tarihi 1998 yılında davalı Kurum’ca 20.04.1982 tarihine çekilerek primleri tahsil edildiği halde, sonradan vergi kaydına göre tescil tarihinin bu kez 01.01.1986 tarihi olarak belirlenerek, 01.01.1986-18.05.1987 tarihleri arasında ve 01.02.1991 tarihinden itibaren Kurum’ca sigortalı kabul edildiğinden bahisle, 20.04.1982-31.12.1985 ve 18.05.1987-01.02.1991 tarihleri arasında kalan ve Kurum’ca iptal edilen sürelerde de 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının prim ödemesine göre sigortalılığının 27.12.1985 tarihi yerine 01.01.1986 tarihinde başlatılmasının hatalı olduğu, bunun dışındaki Kurum işlemlerinin yerinde olduğundan bahisle davacının sigortalılığının 27.12.1985 tarihinde başlatılmasının gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının 20.04.1982 ile mahkemece sigortalılığının başladığına karar verilen 27.12.1985 tarihleri arasında vergi, oda, sicil kaydının bulunmadığı gibi, anılan döneme ait primlerin tahsili de söz konusu olmadığı gibi 1998 yılında tescil tarihinin 20.04.1982’ye çekilmesinin vergi dairesinin hatalı bildiriminden kaynaklandığının anlaşılmasına ve bu hatanın kurumca gecikmeksizin düzeltilmiş bulunmasına göre 20.04.1982-27.12.1985 tarihleri arasında kalan döneme yönelik davanın reddi ile prim ödemesine göre sigortalılığı 27.12.1985 tarihinde başlatılmasına ilişkin Yerel Mahkeme kararı doğrudur.
18.05.1987-01.02.1991 Tarihleri arasında kalan ve Kurum’ca iptal edilen sürelere yönelik temyiz itirazlarına gelince
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür.
Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkâr sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, davacının imzasını taşıyan 26.12.1985 tarihli giriş bildirgesine istinaden, 26.12.1985 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapılarak 11.02.1986 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği, ilk pirim ödemesinin 27.12.1985 tarihinde yapıldığı, bundan sonra 1991 yılında 3.-4. ve 6.aylarda toplam 233.000TL ödemesinin bulunduğu, kalan ödemelerinde 21.08.2003 tarihinden sonra gerçekleştiği, uyuşmazlık konusu bu dönemde davacının vergi oda ya da sicil kaydının bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı Kurumun 18.02.1991 tarihli yazı ile davacıya 30.06.1990 tarihine kadar hesaplanan 233.000-TL prim ve gecikme borcunun ödenmesini ihtar ettiği ve davacının 1991 yılının Mart, Nisan, Haziran aylarında Kurum’a bu yazıda bildirilen miktarı ödediği dosya içerisinde bulunan hesap özetlerinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar anılan ödemelerinde bulunduğu 28.02.1991 tarihi itibarıyla davacının borç durumunu gösteren ekstrede davacının prim ve gecikme zammı dahil 279.278,00-TL borcunun bulunduğu bildirilmekte ise de, anılan ekstrede prim ve gecikme zammı 28.02.1991 tarihi itibarıyla hesaplandığı gibi, davacıya 30.06.1990 tarihi itibarıyla bildirilen 233.000,00TL pirim ve gecikme zammı borcunun hangi tarihler arasındaki sigortalılığa ilişkin olduğu dosya içerisinde belli değildir.
Yapılacak iş davacıya 18.02.1991 tarihli yazı ile 30.06.1990 tarihine kadar hesaplanarak bildirilen prim ve gecikme zammı borcunun hangi tarihler arasındaki sigortalılığa ilişkin olduğu Kurum’dan sorulmak, gerektiğinde 1991 yılında yapılan 233.000,00-TL ödemenin, 27.12.1985 tarihinde sigortalılığın başlatıldığında prim ve gecikme zammı dahil karşıladığı sigortalılık süresine ilişkin bilirkişiden rapor almak ve hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde 1991 yılında yapılan ödemelerin uyuşmazlık konusu 18.05.1987-01.02.1991 dönemine ait olup olmadığını belirlemek ve sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacının iadesine, 29.06.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.