YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4062
KARAR NO : 2010/4604
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine ,
2- Dava, davacının iş kazası sonucu %. 25.2 oranında iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışırken uğradığı iş kazası sonucu % 25,2 oranında maluliyete uğradığını ve olayda işverenin yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 100.00 TL maddi ve 30.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
4.8.2005 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalı işverenin tam kusuruna dayanmış yargılama sırasında alınan kusur raporunda ise davacının ve davalı iş verenin olayın meydene gelmesinde %50’şer oranda kusurlu oldukları anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece talep edilen manevi tazminattan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın 20.000.00 TL olarak belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine;
“1- Davacının maddi zararı SSK’ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından davacının karşılanmamış maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine , reddedilen bölüm üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000.00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 4.10.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.400.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 1.200.00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
3-Alınması gereken 1.080.00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 406.35. TL harcın düşümüyle kalan 673.65 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan 406.35 TL nispî harç, 11.20TL başvuru harcı olmak üzere toplam 417.55 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.032.00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 681.12 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinden bırakılmasına;” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.