YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7346
KARAR NO : 2010/9252
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı …’nin davasını takip etmediğinden açılmamış sayılmasına, davacı …’ın davasının kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.04.1999-30.04.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacının isteminin kısmen kabulü ile davacının 27.08.1999-23.03.2006 dava tarihleri arasında davalı … şirketinde sürekli ve kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tesbitine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, mahkemece davacı adına verilen işe giriş bildirgelerinin getirtilmediği, davacı …’ın 10.12.1999-01.12.2000 tarihleri arasında 66170, 25.09.2002-26.09.2002 tarihleri arasında ve 26.10.2002-01.12.2002 tarihleri arasında 85762,26.12.2002-12.03.2003 tarihleri arasında 83024,25.09.2003-26.08.2004 tarihleri arasında 91555, 27.08.2004-15.10.2004 tarihleri arasında 101163, 01.05.2005-30.09.2005 tarihleri arasında 107003, 14.10.2005-01.03.2006 tarihleri arasında 109161 işyeri sicil numaralı işyerinden,20.03.2006 tarihinden itibaren de Mart ayında 12 gün, Nisan ayında 30 gün 1114018 işyeri sicil numaralı davalı işyerinden bildiriminin yapıldığı, 109161,91555,114018 işyeri sicil numaralı işyerlerinin davalıya ait olduğu,işyerlerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığının araştırılmadığı ve işyerlerine ait dönem bordrolarının getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı şirketin bazen kendi işyeri sicil numaraları üzerinden bazen de sözleşme yaptığı kişilerin yada şirketlerin işyeri sicil numaraları üzerinden davacıyı kısmen bildirdiği,tanık beyanlarına göre ise davacının davalı şirkete ait çok sayıda inşaatta duvar ustası olarak kış aylarında hava koşullarının müsait olmadığı zamanlar dışında sürekli olarak çalıştığı anlaşılmakta ise de dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan olup olmadıkları anlaşılamadığı gibi davalı işverenin unvanı da karar başlığında eksik yazılmıştır.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak,davalıya ait işyerlerinin kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının talep ettiği dönemde çalıştığı işyerlerine ait dönem bordrolarını getirterek varsa davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak, daha önce dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadıklarını denetlemek, Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalı işverenin unvanını tam olarak tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.