YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4868
KARAR NO : 2010/9253
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.10.2004-10.06.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.2004-10.06.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı ispatlanamadığından ve işverenin dava dışı … Medya Yayıncılık AŞ. olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.02.2004 tarihinde 108141 işyeri sicil numaralı davalı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 26.02.2004 tarihinde Kuruma verildiği,01.02.2004-30.09.2004 tarihleri arasında davalı işyerinden tam bildiriminin yapıldığı, davalı işyerinin 01.02.2004 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, davacının ihtilaf konusu dönemde davalı işyerinden bildiriminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, dinlenen davacı ve davalı tanıkları davacının 2005 yılı Haziran ayında işten çıkartıldığını, davacının 2004 Eylül ayına kadar “Focus” dergisinde, bu tarihten sonra da “…” dergisinde çalıştığını beyan etmişlerdir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.02.2004-30.09.2004 tarihleri arasında davalı … Dergi Yayıncılık ve Paz….işyerinde çalıştığı, bu tarihten sonra davacının banka hesabına Haziran 2005 tarihine kadar her ay “… Dergi” ve “… Dergisi” adı altında ücret ödendiği ve ücreti ödeyenin davalı şirket olduğu, davacının yazı işleri müdürü olarak çalıştığı “…” adlı derginin ise davadışı … Medya Yayımcılık ve Tic.AŞ tarafından çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacının işe iade istemi ile açtığı Mahkemenin 2007/226 Esas nosunda görülen davada mahkemece verilen karar Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 11.12.2006 tarih 2006/25131 Esas ve 32351 Karar sayılı ilamı ile de bu husus üzerinde durulmuş, davalı şirket ile davadışı bu şirket arasındaki bağlantı, davacı işçinin son işvereninin kim olduğu,her iki şirketin davacı ile diğer çalışanları birlikte istihdam edip etmedikleri,işyeri yada hizmet akdi devri olup olmadığının araştırılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Yapılacak iş; verilecek karar davacının çalıştığı “…” adlı derginin sahibi … Medya Yayımcılık ve Tic.AŞ’nin de hak alanını ilgilendirdiğinden davanın yöntemince davadışı bu şirkete yöneltilmesi ve uyuşmazlık konusu dönemde davacının ücretinin davalı şirket tarafından ödendiği gözetilerek her iki şirket arasındaki irtibatı araştırmak, davacının işvereninin kim olduğunu tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.