YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5144
KARAR NO : 2013/11162
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01/09/1996-30/12/2008 tarihleri arasında askerlik süresi hariç çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.09.1996-30.12.2008 tarihleri arasında askerlik süresi dışında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının 01.09.1996 tarihinden itibaren çalışmalarının kesintili olarak Kuruma bildirildiği, davalılardan … …’e ait işyerinin 02.03.1992, …’e ait işyerinin ise 05.02.2004 tarihinde Yasa kapsamına alındığı, davacının 22.08.2000-22.02.2002 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, davacı komşu işyeri tanıklarının askerlik öncesi ve sonrası kesintisiz çalışmadan sözettiği, ancak bu tanıkların komşu işyeri tanığı oldukları hususun belgelendirilmediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece dinlenen komşu işyeri tanıkları ile ilgili belgeler getirtilmeden ve davacının askerlik öncesi ve sonrası ne kadar ara verdiği yeterince araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacının askerlik süresi öncesinde ve sonrasında ne kadar ara verdiğini araştırmak, dinlenen komşu işyeri tanıklarının komşu işyeri tanığı olduklarına ilişkin belgeleri getirtmek, gerekirse davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş başkaca bordro tanıkları yada komşu işverenlerin bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş başkaca çalışanlarını veya işverenleri tespit … beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Toga Genç ve …’e iadesine
30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.