Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14185 E. 2013/4550 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14185
KARAR NO : 2013/4550
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde Mart 2003-Ekim 2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Bülül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının Mart 2003- Ekim 2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, çelişik içerikli tanık sözlerine ve başka işyerlerine ait irsaliyelere dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerde değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır.Somut olayda SSK memurunun durum tespit tutanağında isimleri olanların dinlenmediği görülmektedir. Aynı işyerinde çalışan Bordro tanığı … isimli şahsın açtığı işçilik alacağı davasının kısmen kabulle sonuçlandığı 9. Hukuk Dairesince onandığı, göz önünde tutulmalıdır.
Hal böyle olunca;
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı ile birlikte çalışan SSK prim bordrolarında kayıtlı dinlenmeyen diğer Bordro tanıkları ile SSK kontrol memurunun durum tespit tutanağında isimleri olan …, …, …’in bilgilerine başvurmak bunlarda bulunamıyorsa benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimseler tespit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64 E.ve K. 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 E. K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.