Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/9008 E. 2010/9648 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9008
KARAR NO : 2010/9648
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 30.11.1986-01.04.1998 tarihleri arasında … … sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının, 30.11.1986-1.4.1998 tarihleri arasında … Bağ kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığını hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş … … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına …sal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından … … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, … satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği , T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve … kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların …da kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.1.1985 tarihinden resen … Bağ Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 13.6.2000 tarihli dilekçesi uyarınca 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık dikkate alınarak 5.6.1995 tarihi itibariyle sigortalılığının terkin edildiği, daha sonra Kurumun 2007 yılı içinde yaptığı anlaşılan işlemine göre de terkin tarihinin davacının SSK tabi çalışması nedeniyle 24.4.1989 tarihi olarak düzeltildiği ve prim ödemesine göre 1.3.1992 tarihinden itibaren yeniden sigortalı olduğu kabul edilerek 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın başladığı 5.6.1995 tarihine kadar devam ettirildiği, ziraat odasına 9.8.2006 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, kooperatif kaydının bulunmadığı, 1995 yılındaki kadastro işlemleri ile edindiği … arazisinin bulunduğu, uyuşmazlık dönemi içerisinde … Bağ Kur sigortalılığı ile çakışan 25.4.1989-30.8.1989 tarihleri arasında 125 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı bulunduğu ve 6.6.1995 tarihinden beri de 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının devam. ettiği, sigortalılık dosyasında 7.1.2010 tarihli tahsis talebinden önce verilmiş aylık istemi içeren bir dilekçesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır
Davacının 6.6.1995 tarihinde başlayan 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı halen devam ettiğinden Mahkemece 5.6.1995- 1.4.1998 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğrudur.
Somut olayda uyuşmazlık SSK tabi çakışan sigortalılığın sona erdiği 1.9.1989 tarihinden prim ödemesine göre davacının yeniden sigortalı kabul edildiği 1.3.1992 tarihleri arasındaki dönemde … Bağ Kur sigortalısı olup olmadığı ve Bağ Kur’dan yaşlılık aylığını hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının sahip olduğu … arazilerini kadastro geçmeden önce de kendi adına kullanıp kullanmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının kadastro ile edindiği taşınmazların uyuşmazlık dönemi olan 1.9.1989-1.3.1992 tarihleri arasında adına kayıtlı olup olmadığına dair dayanak kayıt ve zilyetlik belgeleriyle , yine bu dönemde varsa adına kayıtlı traktör kaydının ilgili kurum ve kuruluşlardan sorularak belgelerinin getirtilmesi, ve tüm deliller değerlendirilerek çıkacak sonuca göre dava tarihi tahsis tarihi kabul edilmek suretiyle aylık koşulları değerlendirilerek, davacının aylık istemi konusunda bir karar vermektir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.