YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16859
KARAR NO : 2011/16157
KARAR TARİHİ : 29.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B uygulamasının iptali ve tapudaki şerhin kaldırılması davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı … hükmün; Dairemizin 11/11/2010 gün ve 2010/11313 – 14122 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Horozlar mahallesi 293, 294 ve 295 parselleri 1994 yılında tapu kaydına güvenerek tarım alanı olarak satın aldığını, öncesi tarım alanı olduğu halde yörede 1998 yılında yapılan çalışma ile taşınmazların önce orman olarak sınırlandırılıp daha sonra da 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartıldığını ileri sürerek işlemin iptali ve kayıt üzerindeki şerhin silinmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazların bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin 2/B uygulaması nedeniyle Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölümlerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davacı gerçek kişi ile Orman Yönetimi ve Hazine temyiz etmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesince davanın kısmen kabulü yolundaki hükmün doğru olduğu belirtildikten sonra bu karar harç yönünden düzeltilmiştir. Davacı gerçek kişi bu kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, 10 yıllık süre içinde tapu kaydına dayalı olarak açılan tahdide itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 1998 yılında birlikte yapılarak kesinleşmiştir. Tapulama çalışmaları ise 1964 yılında yapılmıştır.
Mahkemece raporu hükme esas alınan bilirkişi tarafından memleket haritası üzerinde aplikasyon yapılmış ise de ölçeği nedeniyle uygulama tam olarak denetlenemediğinden Dairece bu eksikliğin giderilmesi için ek rapor alınması istenmiş, iade kararı üzerine bu husus yerine getirilmiştir. Ek rapor ile hükme esas alınan rapor birbiri ile çelişkili olduğundan bilirkişilerce yapılan incelemenin doğruluğu duraksama yarattığından davacının karar düzeltme istemi yerinde görülmüştür.
Bu nedenle, mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya
eklenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Yapılacak bu uygulama sonucunda:
1) Taşınmazların tahdit ve 2/B madde uygulama alanı dışında kalan bölümleri var ise bu bölümlerle ilgili olarak dava bulunmadığı, davanın bulunduğu kabul edilse dahi davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı düşünülmelidir. Şerhin iptali istemi yönünden ise kayıtların beyanlar hanesinde bu yolda bir şerh olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
2) Taşınmazların 2/B madde uygulama alanında kalıp da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında yeşil renkli orman alanında kalan bölümlerinin bulunması halinde bu bölümler hakkındaki davanın reddi yoluna gidilmelidir. Öncesi orman olan bir yer zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın özel mülkiyete konu olamaz ve orman sınırları dışına çıkartılması da söz konusu olamaz. Mahkemece Hazinenin talebi doğrultusunda (bilirkişi raporlarına cevap dilekçesinde istemde bulunulmuştur.) 2/B alanında kalan taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescili yoluna gidilmiştir. Ancak, dava kişi tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasıdır. Hazine tarafından taşınmazların 2/B madde uygulama alanında kalan bölümlerinin tapusunun iptali istemi ile açılmış bir dava bulunmamaktadır. Kişinin açtığı dava üzerine bu bölümlerin tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilemeyeceği de düşünülmeli, davanın reddi ile yetinilmelidir.
3) Taşınmazların orman sınırları içinde ya da 2/B madde uygulama alanında kalıp da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında açık alanda kalan bölümlerinin bulunması halinde ise, bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle davacı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin KABÜLÜNE, Dairenin 11/11/2010 tarih, 2010/11313- 14122 esas ve karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 29/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.