Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/5771 E. 2012/1136 K. 03.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5771
KARAR NO : 2012/1136
KARAR TARİHİ : 03.02.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı işverence temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.
Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
İşe iade davalarında dava açma süresi önelli fesihlerde fesih bildirim tarihinde başlar. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iş sözleşmesi ihbar öneli kullandırılarak feshedilmiş ve fesih bildirimi 05.07.2010 tarihinde yapılmıştır. Fesih bildiriminin baskı altında geçmiş tarihli belge imzalatıldığına ilişkin iddia kanıtlanmış değildir. Bildirim tarihine göre davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.09.2010 tarihinde açıldığı ve böylece dava süresinin geçmiş olduğu belirlendiğinden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca; hükmün bozularak ortadan kaldırılarak aşağıda yazılı olduğu üzere karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halende davalıya iadesine, kesin olarak 03.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.