Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/648 E. 2011/771 K. 07.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/648
KARAR NO : 2011/771
KARAR TARİHİ : 07.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar, murislerinin ölümü ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacılar murislerinin davalılara ait işyerinde ölümleri ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 11. maddesidir.
Birden fazla davacının aynı dava dilekçesi ile dava açabilmesi için davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir.
Somut olayda davalılara ait maden işyerinde 13.1.1996 tarihinde meydana gelen göçük sonucu davacı …’ın murisi … Batmaz, …’un murisi …ve …’ın murisi … Burhan …’in murisleri Mesut … ile Sait … ölmüşlerdir.
Zorunlu dava arkadaşlığı maddi hukukun (T.M.K., B.K.,T.T.K) bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasının öngördüğü durumdur. Somut olayda maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı (örneğin T.M.K.’nun md.702 iştirak halinde mülkiyet, B.K. 520 adi ortaklık) bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da (TM.K.Md.286. TM.K.Md. 713, İ.İ.K md.282) söz konusu değildir.
Öte yandan zorunlu dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller H.U.M.K.’nun 43. maddesinde a) Dava konusu hak veya borcun ortak olması (B.K. Md.142. müteselsil borçluluk) b) Borçluların ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile birden çok kişi yararına borç yüklenilmiş olması c)Davanın ayni nedenden doğması (örneğin B.K.50 birden fazla kişinin haksız fiil sorumluluğu) olarak sayılmıştır. Somut olayda davacılar arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Bu durumda davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından H.U.M.K.’nun 46. maddesi uyarınca …, …, Kumri ve … ile Burhan ve …’in davalarının ayrılmasına karar verilmesi gerekirken birlikte görülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.