YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12670
KARAR NO : 2010/12752
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, Bafra ilçesi, … Köyü 778 parsel sayılı taşınmazın, yörede 2007 yılında yapılan ve 26/10/2007 tarihinde ilan edilip 6 ay askıda kaldıktan sonra itiraz olmaksızın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Bafra ilçesi, … Köyü, … mevkii, 778 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 01.04.2010 tarihli kadastro teknisyeni bilirkişilerinin raporlarında krokide (B) harfi ile gösterilen ve yeşile boyalı olan 995.74 metre karelik kısmın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla, bu miktar yönünden tapunun iptali ile, orman vasıflı olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1971 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2007 yılında yapılıp 26/10/2007-26/04/2008 tarihleri arasında askı ilanı yapılarak 27/04/2008 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın temyize konu (A) bölümünün orman kadastrosu dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.