YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8550
KARAR NO : 2010/12284
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.03.2009 gün 2009/2847-4619 sayılı bozma kararında özetle “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli Aşağı … 372 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, daha sonra 17.4.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, davacının tutunduğu tapu kaydının miktarı itibariyle davalı yeri kapsamadığı, bir an için kapsadığı düşünülse dahi 1943 yılında yapılıp kesinleşen tahdit içinde kalmakla hukuki değerini yitirdiği, kaldı ki; 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerin, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmeyeceği, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkin olduğu, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 17.04.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, daha sonra 04.01.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu bu ormanlarda ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.