YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8423
KARAR NO : 2010/12306
KARAR TARİHİ : 13.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … (…) Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… 38 ada 1 parsel sayılı 908 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile … Belediye Başkanlığı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi; 47 parsel sayılı taşınmazdan imar uygulaması yoluyla oluşan 38 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesine ve üzerindeki tüm yapıların kal’ine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın fen ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda 318,38 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesine ve üzerindeki muhdesatın kal’ine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … (…) Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, tapu iptali tescil , el atmanın önlenmesi ve kal niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1958 yılında genel arazi kadastrosu, 1976-1980 yılları arasında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1997 yılında yapılıp kesinleşen ek kadastro bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 318,38 m2 yüzölçümlü bölümünün 4.1.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, geriye kalan kesiminin tahdit dışında bulunduğu, taşınmazın 318,38 m2 yüzölçümlü kesiminin daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının
davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı bir yana, davalının taşınmazın niteliğini görmeden satın almasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, tapuya güven ve iyi niyet kurallarından faydalanamayacağı gözetilerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 13.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.