YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9265
KARAR NO : 2012/2822
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise 8 aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının çalışmasının davalı banka tarafından risk oluşturması, çalışma hayatını düzenleyen mevzuat hükümlerinin uygulanması ve çalışanların kuruma en yüksek verimle bağlılıkları ilkeleri çerçevesinde kendini geliştirmeleri ve performanslarını buna göre düzenlemeleri gerekirken performansında yeterli düzeyde artış sağlanamadığından ve bankanın beklentilerini karşılayamadığından görevini etkin ve ekonomik biçimde yerine getirmediği gerekçesi ile davalı bankanın yapmış olduğu fesih işleminin geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının davalı bankada ilk olarak sözleşmeli personel statüsüyle 03.08.1987 tarihinde göreve başladığı, l9.02.2002 tarihinden sonra İş kanuna tabi olarak çalışmasını sürdürdüğü, akdin feshedildiği ve feshin tebliğ edildiği 08.02.2010 tarihine kadar yönetmen olarak davalı bankanın Balçova şubesinde çalıştığı, iş sözleşmesinin 03.02.2010 tarihinde performansınızda yeterli düzeyde artış sağlanamadığı ve banka beklentilerini karşılayamadığından, görevini etkin ve ekonomik biçimde yerine getiremediğinden feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacının, davalı bankanın Balçova şubesinde yönetmen olarak çalıştığı 05.12.2006-26.02.2008 tarihleri arasında dönemde 88 müşteriye tahsis edilen 10 adet konut kredisi, 80 adet tüketici kredisinde; krediye konu taşınmazın Değerinin yüksek gösterilmesi, ticaret finansmanı amacıyla konut ve tüketici kredisi kullandırılması, yeni kurulan moralitesi düşük olan firmaların düzenlediği gerçekçi olmayan gelir belgelere istinaden ve gerekli araştırma yapılmadan kredi kullandırdığı, kredibilitesi olmayan firmaların ortaklarına tüketici kredisi kullandırarak finanse edildiği, kredi kullandırılmasında şube yetki limitlerinin aşıldığı, kredi borçlarının yeni tahsis edilen kredilerle tahsil edilmesi, kredi takip işlemlerinin zamanında başlatılmaması eylem ve işlemlerinin yapılan teftiş ve disiplin soruşturmasında tespit olunduğunu , banka müfettişi tarafından düzenlenen 01.08.2008 tarihli rapora istinaden davacının yönetmen unvanı “yönetmen yardımcılığı” na indirilmiş ve bu unvan indirimi cezasına bağlı olarak Balçova Şubesinden Menderes Şubesine nakledilmiştir. Yine aynı eylemler nedeniyle 2. defa yapılan soruşturma neticesinde banka müfettişi tarafından düzenlenen 02.11.2009 tarihli rapora istinaden disiplin kurulunun 30.12.2009 tarih ve 23 sayılı oturumunda daha önce görev/unvan indirimi cezası uygulanmış olduğundan disiplin yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca tekrar disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı banka tarafından yapılan disiplin soruşturması sonucu 02.12.2008 tarihinde davacının yönetmen unvanı “yönetmen yardımcılığı” na indirilmiş ve bu unvan indirimi cezasına bağlı olarak Balçova şubesinden, Menderes Şubesine nakledildiği, yine aynı eylemler nedeniyle 2. defa yapılan soruşturma neticesinde banka müfettişi tarafından düzenlenen 02.11.2009 tarihli rapora istinaden disiplin kurulunun 30.12.2009 tarih ve 23 sayılı oturumunda daha önce görev/unvan indirimi cezası uygulanmış olduğundan disiplin yönetmeliğinin 17. Maddesi uyarınca tekrar disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine 03.02.2010 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, davacının disiplin soruşturması sonucu unvan indirim disiplin cezası verilmiş olup, davacının bu olaydan sonra disipline aykırı bir davranışı kanıtlanmadığı gibi fesih nedenine göre fesihten önce savunması da alınmamıştır. Buna göre fesih geçerli nedene dayanmamaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 379,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 28.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi